Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Sitesi

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Anasayfa Anne-Çocuk-Eğitim-Sağlık
Anne-Çocuk-Eğitim-Sağlık

Kordon Kanı ve Kordon Dokusu Saklanması Hakkında Bilinmesi Gerekenler Nelerdir?

Yazdır

Kordon Kanı Nedir?

Bu kan kök hücre açısından son derece zengindir. Direk olarak anne veya bebekten kan alınmadığı için herhangi bir acı hissi veya komplikasyon riski yoktur. Doğumdan hemen sonra, görevini tamamlayarak bebekle beraber rahim dışına atılır. Yani doğumdan sonra ne anne ne de bebek için artık gerekmeyen bir dokudur ve çöpe atılır. Kordon kanı, bebeğin doğumundan sonra plasentanın içinde kalan kandır.

Bebek, anne karnındaki yaşamında, göbek kordonu aracılığı ile anne kanından beslenir. Bu beslenme direk olarak anne damarlarına bağlanarak değil, plasenta (bebeğin-eşi) aracılığı ile olur. Plasenta, bebek ile anne arasındaki besin ve oksijen alışverişini sağlayan bir yapıdır.

Kök Hücre Nedir?

Daha sonra alınan yaşlarla beraber sayısı azalır. Nitekim, yaşlanmayla beraber doku, organ iyileşmelerinin daha yavaş ve güç olduğu da bilinen bir gerçektir. Kalp krizi geçirende kalbe, karaciğer harabiyeti olanda karaciğere, kemiği kırılanda kırık hattına giderek gerekli tamiratı yaparlar. Hangi tip hücre ve dokuya ihtiyaç varsa ona dönüşürler. Vücutta en fazla olduğu zaman anne karnındaki bebeklik çağıdır.


Kök hücreler, insan vücudunda bulunan ve her türlü vücut hücresine dönüşebilen ana hücrelerdir. Nerede bir zedelenme veya onarım ihtiyacı varsa, oraya giderek gereken hücre tipine dönüşür ve hasarı onarırlar.

Kordon kanı neden saklanır?

  • Kordon kanı pek çok sebeple dondurulup saklanabilir. Bu sebeplerin başında ileride bebeğin kök hücre ile tedavi olmasını gerektirebilecek lösemi, lenfoma, talasemi gibi kan hastalıkları olduğu gibi, doku ve organ hasarı ya da çalışmaması gibi sorunlar da gelir.
  • Dünyada ve ülkemizde kök hücre nakli çoğunlukla kemik iliği ile yapılabilmektedir. Ancak kemik iliği kök hücreleri ile başarılı bir nakil yapılabilmesi için tam doku uyumlu kemik iliği vericisi bulunması gerekir. Ancak hastaların %70’inde tam doku uyumu olan kemik iliği bulunamaz. Kordon kanı kök hücreleri kemik iliğinden farklı olarak kısmi uyum ile nakil yapılabilme olanağı sunar. Bundan dolayı da bebeğinizin kordon kanı kök hücrelerini sadece kendisi için değil, kardeşleri ve aile fertleri için de saklarsınız.
Devamını oku...
 
 

Meyan kökü bebeğin IQ’sunu 7 puan düşürüyor

e-Posta Yazdır PDF

Meyan kökü, ilaç ve bira endüstrisinde, kolalı içeceklerin yapımında kullanılır. Anadolu'da bu kökten şerbet yapılarak içilir. Üç yıllık köklerinden elde edilen meyan balı, koyu renkli toz, çubuk ya da dörtgen şeklindeki parçalar halinde satılır.

KOLALI İÇECEKLERDE KULLANILIYOR


Vatan'ın aktardığına göre, meyan kökününün içerisinde bulunan ‘glycyrrhizin' adlı bileşiğin cenine zarar verdiğini belirten araştırma ekibinin başındaki Profesör Katri Raikkönen, söz konusu besini tüketmenin çocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna (ADHD) yol açtığının da altını çizdi.


Hamilelik döneminde meyan kökü tüketilmesinin bebeğin IQ'suna zarar verdiğini belirten araştırmacılar, çocuğun IQ'sunun yaklaşık 7 puan düştüğünü ifade etti.
Finlandiya’daki Helsinki Üniversitesi’nden bilim insanları, anne adaylarının hamilelik döneminde meyan kökü tüketmemesi konusunda uyarıda bulundu.

Kaynak: https://tr.sputniknews.com/turkiye

 

Kalça Çıkığı İçin Öneriler

e-Posta Yazdır PDF

Kaynak: http://www.gazizorer.com/

Ülkemizde yılda yaklaşık 1 milyon 200 bin doğum oluyor. Kalça çıkığı ve kalça gelişim problemlerinin her 1000 doğumdan 15'inde ortaya çıkan bir sorun olduğu dikkate alınırsa, yılda yaklaşık 18-20 bin bebek kalça çıkığı ile doğuyor veya bu yeni doğan bebeklerde kalça gelişim problemleri ortaya çıkıyor.

 

 

Kalça çıkığı, halk arasında doğum sırasında bacağın çekilip çıkarılması ile olan bir durum olarak düşünülüyor. Oysa, çoğu zaman bebek anne karnında iken kalça çıkıktır ya da kalçanın gelişimi yetersiz kalmıştır. Doğumdan sonra yapılacaklar, bu problemin iyi veya kötü yönde gelişmesine sebep olabilir. Bu anlamda kalça çıkığı önlenebilir bir sakatlıktır. Farklı bir deyişle ailenin bebeğe yapacağı yanlış uygulamalar bebeğin sakat kalmasına yol açabileceği gibi, doğru eylemler iyileşmesini sağlayabilir. 

Kalça probleminin ve bu problemin giderilmesine yönelik önlemler tam olarak anlaşılabilmesi için her şeyden önce bebeğin ne kadar değişken ve hızlı gelişen bir canlı olduğunu göz önüne almak gerekir. İlk bir yılda, doğum ağırlığının yaklaşık üç katına ulaşan bebekler, çok hızlı bir büyüme potansiyeline sahiptirler. Kalçaların normal ve iyi yönde gelişebilmesi için bebekler uygun şekillerde bilinçli olarak beslenmeli, tutulmalı ve taşınmalıdır. 

Kalça çıkığının ortaya çıkma nedenleri çok çeşitlidir. Anne karnında bebeğin uygun olmayan pozisyonda durmasından, ailevi nedenlere, doğum şeklinden, sendrom dediğimiz bazı hastalıklara kadar çok sayıda nedeni vardır. Ama kesin olarak bildiğimiz: Kız çocuklarda, birinci doğumlarda, ailede kalça çıkığı olanlarda, akraba evliliklerinde, ters geliş (makat gelişi) doğan bebeklerde, boyunda eğrilik, başında yassılık ve ayakta eğrilik gibi görünen problemler ile birlikte doğan bebeklerde daha sık görüldüğüdür. Bu özelliklerden herhangi birini taşıyan bebekler riskli grup olarak adlandırırlar, bu özelliklere sahip olmayan bebeklere göre 2 ila 8 kat daha sıklıkla kalça çıkığı veya gelişim problemleri ile karşılaşılma riski vardır.

AİLENİN, BEBEĞİN BÜYÜTÜLMESİ SIRASINDA YAPTIĞI HATALAR NELERDİR?

 

“Bezin, dar ve küçük olması, kasık hizasında bağlanması kalça gelişimini olumsuz etkileyen faktörlerdir.”


Kundak yapmak: Maalesef ülkemizde hala bazı yörelerde bebeklere kundak uygulaması yaygın olarak yapılmaktadır. Özellikle kırsal kesimde sıklıkla kullanılmaktadır. Kentlerde ise büyükanneler eski alışkanlıkları ile torunlara bu yöntemi uygulamakta direnç göstermektedirler. Karşı çıkan genç annelere verilecek cevapları da hazırdır, “ sizi de kundak yaptık kalçanız mı çıktı? ” Oysa her yıl binlerce çocuğun kalça problemlerinin ortaya çıkmasında kundağın olumsuz rolü kesin olarak bilinmektedir. 

Yanlış bezleme: Genellikle ara bezlerinin geniş olmasına dikkat edilmemekte, küçük bezler kullanılmakta, bezler kasık hizasında bağlanmaktadır. Hazır bezler, herhangi bir bez bağlanmasına göre kesinlikle daha sağlıklı olmakla beraber ülkemizde üretilen bezlerin hiç birinin boyutu diğerini tutmamaktadır. Bezin, dar ve küçük olması, kasık hizasında bağlanması kalça gelişimini olumsuz yönde etkileyen faktörlerdir. 

Hatalı giysiler: Bebeklere bazen ekonomik nedenlerle, bazen de yanlış alışkanlıklar yüzünden dar ve küçük giysiler giydirilmesi de yanlıştır. 

Hatalı tutuş: Özellikle emzirme sırasında bebeklerin bacakları bitiştirilerek tutulmaktadır. Aynen kundak uygulaması gibi yanlış bir tutma şeklidir, kalça gelişimini olumsuz yönde etkiler. 

Yanlış taşıma: Bebekler taşınırken, özellikle ilk aylarda ki, bu aylar çok daha önemlidir, sarılarak tutulup taşınmaktadır. Bu da kundak etkisi yaratır. Kalça gelişimi için uygun değildir. 

Halk arasındaki yanlış bilgilenmeler: Geniş bez kullanımının bacakların eğri olmasına yol açacağı düşüncesi, yukarıda saydığımız hataları arttıran bir diğer yaygın inanıştır, oysa gerçekle hiç bir ilgisi yoktur. Bebeklerin 1 yaş civarında bacaklarında içe doğru hafif bir eğrilik olması normaldir ve kendiliğinden düzelir. Aşırı eğrilikler ise vitamin yetersizliği, aşırı kilo veya başka bazı hastalıklar nedeniyle ortaya çıkar, çocuk doktoruna ve ortopedi uzmanına başvurmayı gerektirir. Sebebi kesinlikle geniş bez değildir. 

Erken bastırmak, yürüteç kullanmak: Bebeğin doğal gelişim sürecini tamamlamadan erken bastırılması, yürütece konulması da hatalı bir usuldür. Kalçalarda bir problem varsa artmasına yol açabilir. 

 

ANNE NE YAPMALI?

 

  • Yukarıda saydığımız hatalı işlemlerden kaçınmalı, uygun ve doğru olanı yapmalıdır.
  • Bebekler kesinlikle kundak yapılmamalıdır.
  • Bezler geniş ve büyük olmalı, göbek hizasının üstünden bağlanmalıdır.
  • Geniş, bol, rahat giysiler giydirilmelidir.
  • Bebeği emzirirken bacaklar birleştirilmemeli, normal haline bırakılmalıdır.
  • Bebeği taşırken yüzü veya arkası taşıyana dönük olarak bir el ile bacak arasından tutularak taşınmalı veya biraz daha büyük bebeklerde bele oturtularak taşınmalıdır.
  • Çocuğun yürümesi kendi gelişimine bırakılmalıdır. Başka bir sağlık veya gelişim problemi olmayan çocuk normal olarak 1 yaş civarında yürür.

 

KALÇA ÇIKIĞI VEYA GELİŞME PROBLEMİ NASIL ANLAŞILIR?

Bebeklik döneminde ideal yöntem 3 ila 6.haftalar arasında kalçaların muayenesi ve ultrasonografi ile incelenmesidir. Bunun için çocuk ortopedisi ile ilgilenen ve çocuk kalçalarının ultrason tetkiki konusunda eğitimi olan bir ortopedist tarafından değerlendirilmesi gerekir. 

Ultrasonografi büyük çoğunluğu kıkırdak karakterinde olan kalça eklemini değerlendirmede kullanılan, zararsız ve etkili bir yöntemdir. İlk 2 ayda çoğu zaman röntgen çektirmenin hiç bir değeri yoktur, gereksiz para, zaman kaybıdır ve çocuğa zararlıdır. 

Çocuk doktorları bebeklerdeki kalça problemlerinin anlaşılmasında en büyük yardımcı ve yol göstericidir. Bebeğin risk grubuna girip girmediğine göre, ekonomik sosyal koşullara ve bilimsel imkanlara göre aileyi yönlendireceklerdir. 

AİLE, BEBEKTE KALÇA PROBLEMİNİ ANLAYABİLİR Mİ?

Bazı durumlarda dikkatli bir anne kalça problemini fark edebilir ; 

  • Eğer iki bacak arasında uzunluk farkı varsa,
  • Bebeğin altını silerken, bezlerken bacakların her iki yana eşit olarak açılmadığını farkederse ya da her iki bacağın da tam olarak açılmadığını görürse,
  • Kalçada herhangi bir klik sesi hissederse,
  • Bebeğin bacaklarının arkasındaki çizgilerde asimetrik bir durum varsa,
  • Yürüme çağında çocuk yürümüyorsa bunlar kalça çıkığı ya da gelişme probleminin belirtileri olabilir.

 

EĞER BEBEĞİNİZE KALÇA ÇIKIĞI YA DA GELİŞME PROBLEMİ TEŞHİSİ KONULURSA

Tüm hastalıklarda olduğu gibi erken teşhis önemlidir. İlk 3 ayda, alçısız ve ameliyatsız tedavi ile tamamen normal bir kalça elde etme şansınız %95 in üzerindedir. 3-6 ay arası bebeklerde bu şans biraz daha düşüktür, 6 aydan büyük bebeklerden bir kısmı alçı ve ameliyat tedavileri gerektirebilir. Bu durumlar kalçadaki problemin derecesine bağlı olarak değişebilir. Bir yaşın üzerinde ameliyat gerektiren çocuklarda uygun tedaviler yapılırsa, özellikle çocuk ortopedisinde deneyimli ortopedistlerin başarı şansı çok daha yüksektir. 

Görüldüğü gibi çocuğunuz kalça çıkığından ameliyat bile olsa iyi sonuçlar almak mümkün. Tedavi gören tüm çocukların erişkin yaşa kadar gözlem altında olması ve yıllık kontrolleri aksatmaması gerekiyor. Bazen bebek çağında normal olarak düzelen çocuklar büyüme ve gelişme dönemi sırasında %17 oranında yine kalçada yetersiz gelişme problemi ile karşılaşabiliyorlar ve bu dışarıdan anlaşılamıyor. Belirti vermesi için 17-18 yaşına gelmesi gerekiyor. Tabiidir ki, bu yaşlarda fark edilen problemin de tedavisi daha zor ve sonuçları çok garantili değil. Ama en iyisi uygun davranmak, yukarıda belirttiğimiz kurallara uymak. Bu hem sorunun ortaya çıkmasını engeller, hem de bazı küçük problemlerin düzelmesini sağlar. Şüpheli durumlarda en kısa zamanda çocuk ortopedisi ile ilgilenen bir ortopediste başvurmak sizi kesin olarak aydınlatır. Bebeğinizin geleceğini kurtarabilir.

 

Tiyatronun çocuk gelişimi üzerindeki 5 muhteşem katkısı

Yazdır PDF


Çocuk tiyatroları geçmişten günümüze çocukların eğitiminde ve kişisel gelişimlerinde çok önemli ve güvenilir bir yere sahip olmuştur. Birkaç saatlik zaman dilimi içerisinde çocuklara farklı dünyaların kapılarını açan, onların kaliteli vakit geçirebilmelerine olanak sağlayan tiyatrolar, bu yönüyle anne-babaların da etkinlik listelerinin her zaman başını çekmektedir. Faydası sayılamayacak kadar fazla olan çocuk tiyatrolarının çocukların gelişimlerine, dolayısıyla toplumun geneline sunduğu pozitif katkıları sizin için birkaç maddede özetlemeye çalıştık.

Çocuklara özgüven duygusu kazandırır


Çocuk tiyatrosu; çevresiyle iletişim kurmakta zorlanan çocuklar başta olmak üzere genel olarak tüm çocuklara özgüven duygusu kazandırır. Bir tiyatro oyununda çocuklar birlikte gülüp eğlenirler, birlikte öğrenirler... Çocukların sahnede oyun seyretme deneyimleri arttıkça bu durum onların sosyal davranışlarına da yansır. Başkalarıyla daha iyi geçinme, çevreyle daha güçlü bir bağ kurma, kendine güven, uyum sağlama ve cesaret gibi konularda kendilerini geliştirirler.

Çocukların gözlem yoluyla öğrenmesini sağlar

Tiyatroda sergilenen oyunlarda çocuklar gözlem yoluyla öğrenmektedir. Oyun esnasında kendini oyunun akışına bırakan ve bir anlamda oyunun bir parçası olan çocuklar sahnedeki oyuncuları model alır ve onlarla empati kurar. Bunun bir sonucu olarak oyunun çocuklara vermek istediği mesaj gözlem yoluyla öğrenilir ve hayata aktarılır. Çocuklar duygu ve düşüncelerini daha akıcı bir dille ve daha etkin bir şekilde ifade ederler. Gözlem yoluyla öğrenmenin bir başka artısı da çocuklarda dikkat, algılama, konuşma, dinleme gibi becerilerin gelişmesine önemli bir katkı sunmasıdır.

Devamını oku...
 

"Aleykum selaaaam!"

e-Posta Yazdır

Merdivenden çıkarken asansör bekleyen sekiz on yaşlarında iki çocuğa "esselamu aleykum" diye selam verdim. Çocuklar tuhaf tuhaf yüzüme bakmakla yetindi. Şaşırmışlardı. Tebessüm edip yoluma devam ettim. Birkaç basamak uzaklaşmıştım ki arkamdan sevinçle bağırdılar: "Aleykum selaaaam!"

Çocuklara selam verin. Bu, onların kendilerini önemli ve değerli hissetmelerini sağlar. Kendilerini değerli hisseden çocuklar değerli işler yapar. Adam yerine koymadığınız çocuklardan adam olmalarını bekleyemezsiniz.

Serdar Okuyucu

 

Büyükannelere bebek bakım parası verilecek

Yazdır

Bakan Müezzinoğlu: Büyükannelere bebek bakım parası verilecek

Bebekli ailelere müjde... Bakan Müezzinoğlu: Büyükannelere bebek bakım parası verilecek.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, çalışan anneleri çok yakından ilgilendiren bir açıklama yaptı. Müezzinoğlu, Büyükannelere bebek parası verileceğini duyurdu.

Bakan Çavuşoğlu destek projesine ilişkin ise şunları söyledi;

PİLOT İLLERDE UYGULAMALAR BAŞLADI

Devamını oku...
 

Bakıcı parasını devlet veriyor

e-Posta Yazdır

Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği desteğiyle 2015 yılında uygulanan Evde Çocuk Bakımı Projesi ile İzmir, Antalya ve Bursa’da toplam 6 bin kadını iş hayatına kazandırılmıştı. Proje, 28 Kasım 2016 itibariyle İstanbul ve Ankara’da da başlıyor.

Evde Çocuk Bakımı Projesi nedir?

İki yaşından küçük çocuğunuz varsa ve çalışmak, daha önce çalıştığınız işe geri dönmek ya da yeni bir işte çalışmaya başlamak istiyorsanız bu projeyle Sosyal Güvenlik Kurumu size ihtiyacınız olan desteği sağlayarak aylık 320 Euro veriyor. 2017 yılının üçüncü çeyreğinde tamamlanacak olan proje sayesinde Ankara ve İstanbul illerinde yaşayan ve ilk başvuran 5 bin anne gerekli şartları taşımaları halinde mali destekten faydalanabilecek.

Toplam destek miktarı ne kadar?

0-24 ay aralığında çocuğu olan çalışan annelere verilecek destek aylık 320 Euro. Bu mali destekten yararlanabilmek için öncelikle sigortalı olarak çocuk bakıcısı çalıştırmak ve kişinin kendisinin de sigortalı işçi olması gerekiyor.

Eğer çocuğa tek başına bakılıyorsa, yüzde 40 ve üzeri oranda engelli çocuk varsa ya da resmi makamlarca onaylanmış bir (Milli Eğitim Bakanlığı ve/veya İŞKUR onaylı veya Mesleki Yeterlilik Kurumu Belgesi sahibi olmak) sertifikaya sahip ya da sertifika programına kayıtlı çocuk bakıcısı çalıştırılıyorsa yararlanılabilecek mali destek miktarı 416 Euro’ya çıkıyor.

Destek şartları neler, kimler faydalanacak?

Devamını oku...
 
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »


Sayfa 1 / 2