Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Sitesi

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Anasayfa Bilmeceler
Bilmeceler


Çıt çıt çalışır Kurulunca bağrışır


Fırında pişer Mideye düşer


Yedim yeşil bir külâh Ağzım yandı ah ah ah


Ay var iken çıkarlar Güneş var iken kaçarlar


Gökten yağar kar değil Ses çıkarır taş değil Yuvarlaktır top değil Bilin bakalım bu nedir?


Pişirirsen aş olur Pişirmezsen kuş olur


Ufacık bir top İçini açtım bin top Yemeye doyamadım Ağzıma attım hop hop


Gökte durur paslanmaz Suya düşer ıslanmaz


Bulutlardan süzülür İnci gibi dizilir Çamur olur ezilir Bilin bakalım bu nedir?


Dumanı tüter İsterse gider Balık değildir Denizde yüzer


İki kapaklı, çok yapraklı İçinde bilgi saklı


Pamuk gibi tüyleri Havucu koparır dişleri Kulakları duyar her sesi Hızla çıkar tepeyi


Ayakları kürekli Ne kadar da yürekli Suda gider bir gemi


Hem denizde hem karada Evini taşır sırtında


Kocaman kanatlı Şimdi yerden kalktı


Gece olur yakarız Gündüz olur kapatırız


Bize ışık verir Daha sonra erir


Şekere benzer tadı yok Gökte uçar kanadı yok


Sütü pek çok sever Mırıl mırıl der Sütünü bitirince Bıyığını temizler


Siyah beyaz benekli Yürüyen merdiven sanki


Dalda durur, elde durmaz


Daldan dala atlarım Kuyruğumla sarkarım


Göz ile görülmez El ile tutulmaz Ondan uzak duranlar Sağlamdır hasta olmaz


Benim iki pencerem var Etrafı etten duvar Her gün erken açarım Gece olunca kaparım


Yarım kaşık, duvara yapışık


Bol emek verir Kendi yemez yedirir


Karşıdan baktım hiç yok Yanına vardım pek çok


Altı mermer, üstü mermer İçinde bülbül öter


Kökü yukarı Dalları aşağı


Karnı şişik Kafaya yapışık


Yedi delikli tokmak, Bilmiyorsan aynaya bak


Çarşıdan alınmaz Mendile konulmaz Bundan tatlı bir şey olmaz


Ben giderim o gider Kâh benden önce gider Kâh arkamdan emekler


Ben giderim o gider İçimde tık tık eder


Yaştır kurutamazsın Tuzunu bulamazsın Çiçeklerden toplanır Tadına doyamazsın


Kara tavuk dalda yatar Dal kırılmış yerde yatar


Pulları var gelin değil Suda bulunur kayık değil Avuçta kayar sabun değil Bilemezsen karşımda eğil


Yük görünce kaçar Ot görünce koşar


Dağdan gelir, taştan gelir Tintin sakallı eniştem gelir


İki çubuk, bir makas Hokkabaz mı hokkabaz


Yolda gider izi kalır Yuvasını sırtında taşır


Ebem yapar, dedem yapar Bıçkısı yok, rendesi yok İplikten ev yapar


On ay yatar İki ay kalkar feneri yakar etrafa bakar


Hem böcektir hem kelebek koza yapar öbek öbek


Elemeden yoğurur günaşırı doğurur


Kümeslerin efesi Her sabah çınlar sesi sanırsın ezan okur uyandırır herkesi


Pençesi aslan gibi gözleri volkan gibi tüyleri pek yumuşak onu gören fareler saklanır köşe bucak


Rengi yeşil, çubukta yetişir hem tazeyken hem kuruyken yenir


Alçacık boyu var mor kadifeden donu var


Hanım içerde, saçı dışarıda


Kat kat katmer değil Yenir ama meyve değil


Sarı sarı sarkar düşerim diye korkar


Çarşıdan aldım bir tane eve geldim bin tane


Dereler tepeler, şık şık küpeler


Bir kızım var, yeşil mantolu Kırmızı elbiseli, siyah düğmeli


Küçücük fıçıcık, içi dolu turşucuk


Mavi atlas, iğne batmaz makas kesmez, terzi biçmez


Kapıyı açar, kapamadan kaçar


Gökte gördüm bir köprü rengi var yedi türlü


Bir ağacı oymuşlar İçine sesleri koymuşlar Yanlış yalan söylemiş Kulağını burmuşlar


Ben varmadan o varır her şeyden çok yol alır


Ben giderim o gider üstümde gölge eder


KAYNAK: kulturcocuk.gov.tr