Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Sitesi

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Anasayfa Çocuk Gelişimi
ÇOCUK GELİŞİMİ



Duygusal Gelişim Tanımı ve Önemi

e-Posta Yazdır

 

Duygusal GelişimDuygu; belirli nesne, olay ya da kiĢilerin bireyin iç dünyasında uyandırdığı izlenimler olarak tanımlanır. İnsan, hayatı boyunca çevreden gelen uyarıcıların etkisiyle çeşitli duyguları yaşar. Birey, sosyal çevreyle etkileşim içindeyken az ya da çok, haz ve elem duyguları içindedir. Çocukların fizyolojik ve psikolojik ihtiyaçlarının karşılanması ya da karşılanmaması onlarda bazı duyguların oluşmasına veya oluşmamasına neden olur. Yaşamın ilk günlerinde altı değiştirilen, karnı doyurulan bebek haz duyar. Ancak büyümeyle birlikte sadece fiziksel ihtiyaçlarının karşılanması haz duyması için yeterli değildir. Çocuk; annesinin kucağında olmak, sevilmek, okşanmak, annesinin sıcaklığını hissetmek ister.


Duygular, birey olmanın en önemli unsurudur. Bütün insanların, yeni doğmuĢ bebeklerin bile duyguları vardır. SosyalleĢmenin olabilmesi için duygular temel rolü üstlenir. Bu yüzden duygular, yaşama uyum sağlama fonksiyonlarıdır.

 

Psiko-Motor Tanımı ve Önemi

e-Posta Yazdır

Psiko- motor kelimesi anlam olarak ‘hareket’i ifade eder. Dünyaya gelen her birey, daha anne karnında iken fiziksel olarak gelişmeye başlar. Dünyaya geldiğinde de bu gelişim hızlanarak devam eder. Önceleri refleks olan bu hareketlerin bazıları, refleks olarak ömür boyu devam ederken bazıları da zamanla organların bilinçli olarak kullanılması ile psiko-motor becerilere dönüşür. Nefes alıp vermek ya da göz kırpıştırmak ömür boyu bireyin istemi dışında da olsa devam eden refleksif hareketlerdir. Oysa tek ayak üzerinde sekmek ya da kâğıt kesmek, organların kullanımının bilinçli olması ile yapılan eylemlerdir ve ‘psiko-motor gelişim’ içinde değerlendirilir.

Psiko-motor gelişim, yaşam boyu devam eden ‘psiko-motor’ becerilerde ortaya çıkan davranışların kontrol altına alınması sürecidir. Söz konusu olan davranışlar; duyu organları, zihin ve kasların birlikte çalışması ile ortaya çıkar. Bir anlamda bu davranışların kontrol altına alınmasını sağlayan süreç, “psiko-motor gelişimi” ifade eder.

Psiko-motor gelişim, fiziksel büyüme ve merkezi sinir sisteminin gelişimine paralel olarak organizmanın isteme bağlı hareketlilik kazanması olarak tanımlanır. Psiko-motor gelişim farklı değişikliklere uğrasa da bireyin tüm yaşamı boyunca devam eden bir süreçtir. Psiko-motor gelişim, düzenli bir sıra izler.

 

Devamını oku...
 

Çocuk Gelişimini Bilmenin Önemi

e-Posta Yazdır

Gelişim; organizmanın büyüme, olgunlaşma ve öğrenmenin etkileşimiyle sürekli olarak ilerleme kaydeden değiĢmedir. Gelişim, organizmanın döllenmeden başlayarak bedensel, zihinsel, dil, duygusal ve sosyal yönden en son aşamaya ulaşıncaya kadar sürekli ilerleme kaydeden değiĢimidir.

Bu değiĢim süreklidir ve bu sürekliliğin hızı her dönemde farklılık gösterir. Örneğin; bebeklik döneminde büyüme çok hızlı bir Ģekilde sürerken, okul çağı döneminde büyüme

bebeklik döneminden daha yavaş olarak devam eder. Bunun yanında tüm gelişim alanları birbiriyle ilişkilidir yani bir alandaki gelişim, diğer gelişim alanındaki gelişim sürecini etkiler.

İnsanın gelişimi sürekli olmakla birlikte, bu sürekliliğin hızı her yaşta aynı değildir. Örneğin; döllenmeden doğuma kadar olan evrede büyüme hızlıdır. 2 yaĢına kadar olan sürede büyüme hızı, doğumdan önceki evreye göre daha yavaş ancak iki yaşından sonraki evreden daha hızlıdır. Beden gelişimi 4 yaĢına kadar çok hızlıdır. 12-14 yaĢlar arasında beden gelişiminde yeniden görülen hızlanma ilk yaşlardaki kadar hızlı değildir. Duyu organları 3 yaşına kadar görevlerini yapabilecek duruma gelir. Çocuk 6 yaşına kadar sinir sistemi gelişiminin yetişkinlikte ulaşacağı düzeyin yüzde doksanını tamamlar. Okul çağına kadar birçok kişilik özellikleri çocukta yerleşmeye ve kökleşmeye başlar.

Devamını oku...
 

Dil Gelişimi Tanımı ve Önemi

e-Posta Yazdır

Dil, iletişimi sağlamada araç olarak kullanılan sesler, sembol ve sözcükler gibi temel birimleri içine alan insanlara özgü bir sistemdir. Geniş anlamda ise dil; duyguları düşünceleri, tutumları, inançları ve değer yargılarını aktarmak, algılanan ve yaşanan olaylarla ilgili bilgileri soru sorma, emir verme, istekte bulanma gibi işlevler ile ortaya çıkarmak için kullanılan bir araçtır. Her dilde, sembolleri birleştirmek ve yeni semboller yaratmak için kurallar vardır. Konuşma dilin sese dönüştürülmüş biçimi olarak ifade edilir. Her dilin sesle ifadesi vardır. Fakat sesler, dilden dile değişebilir.

Dil gelişimi; seslerin, kelimelerin, sayıların, sembollerin kazanılması, saklanması ve dilin kurallarına uygun olarak kullanılmasını içeren bir süreçtir. Bireyin doğasında dil ile iletişim kurma, isteklerini duygu ve düşüncelerini iletme ihtiyacı vardır. Dil gelişimi, doğumdan itibaren başlar ve yaşam boyu devam eder. Dil ve öğrenme arasında önemli bir ilişki vardır. Dil, öğrenmeyi kolaylaştırır. Öğrenme sürecinde ise çocuğun dili gelişir. Dil gelişiminde, sesin duyulması ve dili kullanabilecek ortamın bulunması gerekir. Çocuklar, çevresindeki yetişkinlerin konuşmalarını taklit ederek dili öğrenmeye çalışırlar.

Dil gelişiminde ilk dönemler evrensel özellik gösterir. Farklı dilleri konuşan toplumların çocuklarında dil gelişiminin ilk dönemlerinde benzer özellikler görülmüştür. İlk yıllardaki bu evrensellik 18-32 aydan sonra, sosyal sınıf farklılıklarının etkisiyle yok olur.

Dilin bir başka özelliği de dil ile kritik yaş ilişkisidir. Dünyadaki bütün çocuklar, kendi dillerini 2-5 yaşları arasında öğrenmektedir. Çocuklar, benzer dil yeteneği ile doğsalar bile gelişimleri için gerekli ses uyarımlarını alamadıklarında (işitme engelli doğanlarda olduğu gibi) dil yeteneklerinin köreldiği görülmüştür. Konuşmanın olmadığı bir ortamda çocuğun konuşmayı öğrenemediği ortaya çıkmıştır.

Dil bilimcilere göre dilin fonksiyonları şunlardır:

Dil, arzu ve isteklerimizi ifade etmek için kullanılır.
Dil, heyecan ve duyguları ifade eder.
Dil; olayları, nesnelerin durumunu açıklar.
Dil, kendi materyalini kendi geliştirirken en önemli aracı konuşmadır.

 

Erkeklerin boy ve kilo gelişimi

Yazdır

Bu verilerde 3 ve 97 persentil arasındaki tüm değerler normal kabul edilir. 50 persentil standart değerdir ve ortalama çocuk ölçüsünü gösterir. 3 persentil en kısa veya en zayıf normal çocuğu, 97 persentil en uzun veya en kilolu normal çocuğu gösterir. Örneğin; Eğer 3 aylık bir kız bebeğin ağırlığı 35 persentile denk geliyorsa, kilosu o yaştaki kız çocuklarının %35’inden fazla, %65'inden ise daha az demektir.

Persentilde önemli olan, bebeğinizin gelişimi süresince persentil değerlerinin kendi içinde tutarlılık göstermesidir. Bebeğinizin büyüme değerleri hakkında endişeleriniz varsa doktorunuza danışın.

 

0 ay Ağırlık 2.9 3.1 3.4 3.8 4.1
Boy 48.1 49.3 50.6 52 53.3
3 ay Ağırlık 4.7 5.3 5.9 6.4 6.9
Boy 56 58 60.5 61.5 63
6 ay Ağırlık 6.5 7.1 7.8 8.5 9.1
Boy 61.5 64 66.5 67.5 69
9 ay Ağırlık 7.5 8.2 9 9.8 10.6
Boy 66 68.5 71 72.5 74.3
12 ay Ağırlık 8.4 9 10 10.8 11.7
Boy 70.4 72.5 74.7 76.5 78.5
15 ay Ağırlık 9.1 9.9 10.8 11.7 12.5
Boy 73.7 76 78 80.5 82.5
18 ay Ağırlık 9.7 10.5 11.5 12.5 13.3
Boy 77 79.5 81.5 84 86.5
24 ay Ağırlık 10.2 11 12.1 13.2 14.1
Boy 80 82 84 86.5 88.7
30 ay Ağırlık 11.5 12.5 13.6 14.8 15.9
Boy 86.2 89 91 94 96.4
36 ay Ağırlık 12.3 13.3 14.6 15.8 17.1
Boy 90 92.5 95.3 98.5 100.5

 


Sayfa 4 / 6