Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Sitesi

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Anasayfa Çocuk Gelişimi
ÇOCUK GELİŞİMİ



0-12 Yaş Çocuklarında Dilin Kullanılması

Yazdır

Konuşmayı ve diğer insanları anlamayı öğrenmek, çocukların geliştirdiği en karmaşık yeteneklerindedir. Dili kullanmanın bir amaca yönelik işlevi vardır. Dilin işlevi; insanın neden konuştuğu ile ilgili öğrenme, isteme gibi amaçlarla ilgilidir. Çocukların hepsi konuşma öncesi sesler çıkarır. Çocukların; duygularını, düşüncelerini, ilgilerini, isteklerini ifade etmek için iletişime girmeleri gerekir. İletişim; Başkalarının söylediklerini anlamalarını, Sözcük dağarcığı geliştirmelerini, Sözcükleri doğru olarak telaffuz etmelerini ve anlaşılır bir cümle yapısını kavramalarını sağlar.

İletişim için; konuşma sırasında göz kontağı kurma ve sürdürme, konuşmayı başlatma, sıra ile konuşma, bir konu üzerinde konuşmayı sürdürme ve konuşmayı bitirme, zamanı ve durumu konuya uygun konuşma gibi anlatım becerilerinin öğrenilmiş olması gerekir.

Bebeğin ilk hareketleri ve sesleri ile iletişim başlar. Hayatın ilk birkaç ayında bebekler, konuşmanın temeli olan ağlama ve anlamsız sesler çıkararak iletişim kurarlar. İlerleyen süreçte söylenenleri anlamaya, tek kelimelerle kendini ifade etmeye, cümleler kurarak konuşmaya, kendini anlatmaya çalışır.

Çocuklara dil ile iletişim olanaklarının sağlanması onların dili kavramaları ve ifade etmelerinde hızlı ilerlemelerin olmasını sağlar. Çocukların iletişim becerileri, konuşulan konuya ve kişiyi tanımalarına göre değişir. Tanıdıkları kişilerle bildikleri konularda yüz yüze konuşmada başarılıdır. Çocuk, yüz yüze olan ilişkilerine çoğunlukla sözlü iletişimle başlar. Çocuk için çevrede büyük bir çocuğun bulunması, dilin kullanımını öğrenmesi için ortam oluşturur. Çocuklar; büyük çocuklarla anne babaları arasındaki konuşmaları takip eder, onlara katılmaya çalışır ve sözlü iletişim süreleri giderek uzar. Konuşmaya katılımı çocukların konuşulan konuyu anlamalarına göre değişir. Konuşulanları dinleyerek, ben, sen, o gibi konuşma ögelerinin cümle içindeki kullanımını duyarlar.

Devamını oku...
 

Sosyal Gelişime Uygun Etkinlikler

e-Posta Yazdır

Sosyal Gelişime Uygun Etkinlikler

Sosyal Gelişime Uygun Etkinlikler

Sosyal geliĢim, çocuğun içinde bulunduğu grupla ya da yaşadığı kültürdeki diğer bireylerle geçinebilmesi ve onlar gibi davranabilmesidir.

Çocuklar, bebeklik döneminden itibaren yaşam deneyimleri aracılığıyla kendini tanıma ve kabul etmeyi öğrenirler. Bu öğrenme sürecinde ailesi kadar dıĢ çevrenin de çok önemli rolü bulunmaktadır. Çocukların olumlu ilişkiler kurabilmesi, içinde bulunduğu toplumun bir üyesi olduğunu kavrayarak aktif, katılımcı ve yaratıcı bir kiĢilik yapısı kazanması için öncelikle sosyal gelişim yönünden dikkatlice planlanmış etkinliklere ihtiyaç vardır.
Sosyal gelişimi destekleyici etkinlikler yoluyla çocuklara kazandırılması amaçlanan beceriler:

Gelişim düzeyine uygun olarak problemleri nasıl çözebileceğini ve nasıl karar alabileceğini öğrenebilme
Diğerlerini ve kendini kabul edebilme ve değerli olduğunu anlayabilme
Olumlu benlik algısını geliştirebilme

ÖĞRENME FAALİYETİ

Bağımsız davranabilme, kendi hareketlerinin ve davranışlarının sorumluğunu taşıyabilme
Sosyal iletişim becerilerini geliştirebilme
Aile içindeki rolünü oynayabilme
Kuralların gerekliliğini anlayabilme
Kendi kültürünün geleneklerini fark edebilme
Toplum içinde yaşayan birey olarak kendini kabul edebilmesi
Dünyada farklı kültürlerin ve insanların olduğunu fark edebilme
Geçmişteki ve şu andaki toplumları öğrenebilme ve geniş bir çerçeve içinde iliĢkilerini anlayabilme
Liderlik ve grup ilişkilerini anlayabilme
Çevrenin insan yaşamındaki önemini anlama, çevresel problemleri araştırma ve problemlere çözümler üretebilme
Yeni teknoloji bilgisinin farkına varabilme
Sosyal gelişim ile ilgili etkinlikleri planlama ve uygulamada eğitimcilerin dikkat etmeleri gereken özellikler şunlardır:
Çocukların yaş ve gelişim düzeyine uygun, kendilerini rahat hissedebilecekleri güvenli ve bağımsız hareket etmeyi öğrenebilecekleri çevresel düzenlemeler yapmak
Çocukların kendini kabulünü sağlayıcı ve olumlu benlik kavramını geliştirmeye ilişkin destekleyici tavır ve tutumlar benimsemek
Başka çocuklarla ve yetişkinlerle birçok durumda iletişim kurmayı destekleyen, çocukların birbirlerini gerçek anlamda tanımalarına olanak veren ortamlar yaratmak
Çocukların toplumdaki değişik sosyal rollerin farkına varmalarını ve bu rollerin toplum için önemini anlamalarını sağlamak
Çocukların sorumluluk duygusunu kazanabilmelerine fırsat vermek
Çocukların seçim yapma ve karar verme becerilerini kazanabilmelerine fırsat vermek
Çocuklara bir grubun üyesi olduğunu fark ettirecek ve gruba uyumunu kolaylaştıracak ortamlar hazırlamak

Devamını oku...
 

Dilin Bileşenleri Nelerdir?

e-Posta Yazdır

Dilin Bileşenleri
Dil gelişimi konusunda yapılan çalışmalar doğrultusunda dil gelişimi; ses, sıra ve anlam sistemlerinden oluşur. Bunlar aşağıdaki gibi ifade edilebilir.

Ses Bilgisi

Konuşma dilinde anlamı ayırt etmeye yarayan en küçük ses birimleri, ses sistemlerini oluşturur. Çocuklar sesin akışını duymalıdır. Sesin akışını algılayan çocuk, bu sesleri küçük parçalara bölerek kendi dilini oluşturmaya başlar. Ünlü ve ünsüz ses birimlerinin farklı bileşimler hâlinde kullanılmasıyla sözcükler meydana gelir. Her dilin kendine özgü ses sistemleri vardır. Çocuklar yaklaşık olarak 2,5 yaşlarına kadar tüm ünlü ve ünsüz sesleri çıkarabilir. Tüm seslerin çıkarılması 7-8 yaşlarına kadar sürer.

Biçim Bilgisi
Sözcüklerin içyapılarını ilgilendiren kuralları içerir. Bu kurallar dildeki kök ve ekleri, bunların birleşme şekillerini ve çekim özelliklerini kapsar. Bir dilde anlam taşıyan en küçük birime biçim birim (morfem) denir. Bağımlı ve bağımsız olmak üzere iki tip biçim birim vardır. Bağımsız biçim birim tek başına kullanılabilir, bağımlı biçim birim ancak bağımsız biçim birim ile kullanılabilir. Örneğin “kuş” bağımsız biçim birimdir. Ama “kuşlar” sözcüğündeki “lar” bir bağımlı biçim birimdir ve yalnız kullanılamaz. Çocuklar sözcükleri öğrenip bunların anlamlarını anladıkça bu sözcüklerle ilgili kuralları da öğrenirler.

Devamını oku...
 

Sosyal Gelişimin Diğer Gelişim Alanları İle İlişkisi

e-Posta Yazdır

Sosyal Gelişimin Diğer Gelişim Alanları İle İlişkisiÇocuğun diğer gelişim alanlarındaki problemler, sosyal gelişimini de etkiler. Çocuk, iyi bir sosyal gelişim gösteremezse çevresiyle iletişim kurmakta zorluk çeker ve uyum sağlayamaz.

Zekâ ve dil gelişimi bakımından üstün olan kimselerin genellikle sosyal yönden de üstün oldukları kabul edilir ve başkaları ile çabuk etkileşim kurarlar. Fiziksel yönden iyi gelişen çocuk, oyunlara ve gruplara girmekten çekinmez ve kendine güvenir.

Duygusal tepkilerini kontrol etmeyi öğrenen çocuklar, genellikle sosyal gelişim yönünden de başarılı çocuklardır.

Sosyal Gelişime Uygun Etkinlikler

AĢağıda verilen sosyal gelişime uygun etkinlik örnekleriyle öğrendiğiniz bilgileri geliştirebilirsiniz.
Sınıf ortamında sosyal gelişimi destekleyecek “tanışma amaçlı bir drama çalışması”
Sınıf ortamında sosyal gelişimle ilgili kavramları anlatan bir etkinlik “benlik, sosyalleşme, sosyalleştirme, sosyal olgunluk ve kültür ile ilgili drama etkinlikleri”
Sınıf ortamında 0–12 yaş çocuklarında sosyalleşme özelliklerini anlatan drama etkinliği
Sosyal gelişime uygun davranışları içeren değişik görüşlere ilişkin örnek olay canlandırma
Sosyal gelişimin diğer gelişim alanları ile ilişkisini anlatan bir drama etkinliği gerçekleştirme
Yaşamın iyileştirilmesinde ve korunmasında sorumluluk alabilme bilincini destekleyici herhangi bir kukla tekniğiyle öykü anlatma
Basit dekor ve müzik eşliğinde eşyalar kişiler tarafından seslendirilen tertip ve düzen alışkanlığı kazandırmayı destekleyici drama etkinliği
Özel giysiler, aksesuarlar, makyaj ve çeşitli ülkelerin müzikleri veya CD’lerini içeren 23 Nisan Bayramı etkinlikleri için bir öykü canlandırma
Müzik, kostüm, makyaj ve takılarla desteklenmiş oyun hâline düştürülebilecek öykü canlandırma
Bazı ev eşyalarını tanıtıcı canlandırılabilecek veya kukla teknikleriyle anlatılabilecek oyun etkinliği
Çeşitli şapkalar kullanılarak bazı meslekleri tanıtmayı amaçlayan, yeni bir kişilik kazandırabilecek drama etkinlikleri

Kaynak: Megep

 

Maslow’un İhtiyaçlar Teorisi Nedir?

e-Posta Yazdır

İhtiyaçlar teorisinin konsepti, Amerikalı psikolog Abraham Maslow tarafından, 1943 yılında yayınlamış olduğu “A theory of human motivation (insan motivasyonunun teorisi)” çalışmasında ve ardından Motivation and Personaliyt (motivasyon ve kişilik) isimli kitabında ortaya çıkmıştır.

Bu hiyerarşi teorisine göre, insanlar temel ihtiyaçlardan başlayıp, belirli kategorilerdeki ihtiyaçlarını karşılayıp, daha ileri safhaya geçer ve piramit şeklinde o kategorideki ihtiyaçlarını gidermeye çalışıp yine bir üst kategoriye geçer. Bu hiyerarşi modeli genellikle piramit şeklinde gösterilir. En alt seviye, insanların en temel ihtiyaçları bulunurken, üst katmanlara çıkıldıkça ihtiyaçlar daha kompleks hale gelir. Piramidin en alt seviyesinde bulunan ihtiyaçlar, yiyecek, su, uyku ve ısınma gibi insanların yaşamını idame ettirebilmesi için gerekli olan temel şartlardır. Bu seviyedeki ihtiyaçlarını karşılayabilen kişiler, bir üst seviye olan emniyet ve güvenlik kategorisine geçerler. Piramidin ileri safhalarına geçildikçe psikolojik ve sosyal ihtiyaçlar oluşur. Önceleri aşk, arkadaşlık ve dostluk gibi ilişkiler önemli hale gelirken ve sonraki aşamalarda da kişisel saygınlık ve başarma ihtiyaçları öne çıkar.

İhtiyaç Çeşitleri

Maslow, teoride geçen tüm ihtiyaçların bir içgüdü gibi olduğunu ve davranış motivasyonunda çok önemli rol oynadığına inanmıştır. Psikolojik, güvenlik, sosyal ve saygınlık ihtiyaçları ‘yoksunluk ihtiyaçları’ olarak bilinir. Bu alt seviye ihtiyaçların giderilmesi, hoş olmayan sonuçları önlemek adına önemlidir. Maslow piramidin en üst seviyesini gelişme ihtiyaçları olarak ifade etmiştir. Gelişme ihtiyaçları, bir şeyin olmamasından dolayı ortaya çıkmaz aksine kişiliğin gelişmesi için oluşan bir istektir. Yapılması gereken piramidin en üst düzeyinde bulunan kendini gerçekleştirme seviyesine gelme aşamasının önündeki engelleri yani piramidin alt katmanlarındaki ihtiyaçların giderilmesidir.

1 Fizyolojik–Bedensel Gereksinmeler

Fizyolojik ihtiyaçları yeterli ve zamanında karşılanan birey, kendisini güvende hisseder. Öğretmenin sınıfta uyulması gereken kuralları açıkça duyurması, öğrencinin kendisini güvende hissetmesini sağlar. Korku ve kaygı, öğrencilerin güvensizlik hissetmesine neden olur.

2. Güvenlikte Olma

Devamını oku...
 


Sayfa 2 / 6