Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Sitesi

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Anasayfa Çocuk Gelişimi Cinsel Gelişim
Cinsel Gelişim

Cinsel Gelişime Uygun Etkinlikler - Çocukların soruları ve Ebeveynin Cevapları

e-Posta Yazdır PDF

Aşağıda çocukların cinsel gelişim dönemlerine uygun çocuk ve ebeveyn arasında geçen soru ve cevap etkinliklerine ilişkin örneklere yer verilmiştir. Sorular cevaplanmadan önce çocukların yaş ve gelişim özellikleri dikkate alınmalı, çocuğun gerçekten neyi sormak istediği anlaşılmalıdır. Verilecek bilginin ne olacağına karar verilmesi önemlidir.

BEN DE NEDEN ERKEK ÇOCUKLAR GİBİ AYAKTA ÇİŞİMİ YAPAMIYORUM?: Bu sorular iki buçuk-üç yaşlarında daha fazla sorulur.

Çocuk: Ben de neden erkek çocuklar gibi ayakta çişimi yapamıyorum?
Ebeveyn: Kızlar ile erkeklerin vücutları farklıdır.
Çocuk: Neden farklıdır?
Ebeveyn: Sen kız olarak doğdun. Erkekler çişini yapmak için pipileriyle dünya gelirler. Bu nedenle zaman zaman oturmadan yapabilirl er.
Çocuk: Keşke ben de erkek olsaydım.
Ebeveyn: Kız olmanın da erkek olmanın da farklı güzellikleri vardır. Hayvanların da kendi aralarında farklılıkları vardır. Örneğin, fillerin hortumu, tavşanların uzun kulakları vardır.

BEN NEREDEN GELDİM? Çocuklar üç-dört yaşlarında doğum ile ilgili sorular sormaya başlar. Bu sorulara çocuğun sorduğu kadar cevap verilmelidir.

Çocuk: Ben nereden geldim?
Ebeveyn: Sen nereden geldiğini düşünüyorsun?
Çocuk: Bilmiyorum, arkadaşım Ayşe bebeklerin nasıl yapıldığını biliyor, fakat bana anlatmıyor.
Ebeveyn: Pekala, bebekler annelerin vücudunda özel bir yerde büyürler.
Çocuk: Bebek orada nasıl oldu?
Ebeveyn: Anne ve baba onu, annenin vücudundaki küçük yumurta ve babanın vücudundaki bir sperm ile yaptılar.

Devamını oku...
 

Cinsel Sorular

e-Posta Yazdır

Küçük yaştan itibaren cinsel konularda sorulan sorular cinsel eğitimin en önemli parçasını oluşturur. Çocukların cinsellikle ilgili sordukları sorulara eksik ya da kaçamak cevaplar verilmesi, anne-babalara ya da diğer yetişkinlere karşı güvensizliğe neden olur.

Çocuklar önce, yaklaşık olarak iki buçuk, üç yaşlarında cinsiyetle ilgili fiziksel farklılıkları fark ederler. Bu yaşlarda aynanın karşısına geçip vücudunu incelemeye başlaması cinselliğin ilk göstergelerinden biridir. Bu yaştaki çocuklar doktorculuk oyunlarında karşı cinsin özelliklerini keşfetmeye çalışır. Bundan dolayı “Neden babaların bıyıkları var?”, “Neden babalar etek giymez?”, “Neden kızlar çişini ayakta yapmaz?” gibi soruları sormaya başlarlar. Hatta kardeşleriyle yaş farkı az ise ya da komşu ve akrabalarında yaşı yakın çocuk var ise bu sorular daha erken başlayabilir.

Okul öncesi dönemdeki çocuklar kendi bedenleriyle çok ilgilidir. Çevredeki dünya kadar kendi hakkında da bilgi sahibi olmak isterler ve başta cinsel konular olmak üzere pek çok soru sorarlar. Bu sorular arasında özellikle üç yaştan sonra pipi ile ilgili sorular sorulur, çünkü bu dönem çocukların cinsel geliĢim açısından fallik döneme rastlamaktadır. Bu dönemde erkek çocukların sünnet ettirilmemesi gerekir. Ayrıca üç-dört yaş civarında doğum ile ilgili soruların sorulduğu dikkati çeker. Kısaca çocuğun cinsel konulara karşı ilgisi, üç yaşlarında başlayarak beş-altı yaşlarına kadar oldukça güçlü bir meraka dönüşür. Özellikle de evde, komşuda bir çocuğun doğması, hayvanların yavrulaması, filmler, resimler, bu konuda yetişkinlerin ve arkadaşlarının konuşmaları, çocuğun genital organlarına karşı ilgisi ve bunlarla oynaması, karşıt cinsin kendinden ayrı olduğunu görmesi ve buna benzer durumlar çocuğun cinsel konulara karşı merakını yükselten kaynaklardır. Bunun yanında sorulara inandırıcı cevaplar verilmemesi, susturulmak istenmesi, çocuğun bu merakının artmasına neden olur.

Devamını oku...
 

Cinsel Eğitimin Yararları

e-Posta Yazdır PDF

Cinsel eğitimin bireysel ve toplumsal pek çok yararı vardır. Bunlar Ģu Ģekilde sıralanabilir:

Cinsel eğitim sayesinde çocuk kendi bedenine ve karşı cinsin bedenine saygı duymayı öğrenir. Bu durum çocuğun ileriki yaşantısında kendi cinsiyetindekilerle ve karşı cinsten kişilerle sağlıklı, düzeyli ilişkiler kurmasına neden olur.

* Çocuğun kendi bedenini ve özelliklerini tanıması, kendine güvenini arttıran bir özelliktir.
*Cinsel gelişim ile ilgili bilgileri erken yaştan itibaren alan ve bu anlamda sağlam temeller oluşturan kişi, bedenine karşı sorumluluklarını bilir.
*Cinsel eğitimi aşama aşama ve yaşına uygun olarak alan çocuk/kişi, sonraki yaşamında karşı cinsle kurduğu ilişkilerde dengeli olur.
* Çocuğa verilen doğru bilgiler sayesinde çocuklar kendilerine güven konusunda daha başarılıdırlar. Bu duygu sayesinde girişkenlikleri artar, daha kolay ilişkiler kurabilirler ve daha başarılı olabilirler.
*Ergenlik döneminde bedensel değişiklikler konusunda bilgilendirilen çocuklar farklılaşmalarını daha çabuk kabullenirler, anormallik endişeleri ve yetersizlik korkuları azalır.
* Doğru bilgilerle donanmış kişi, cinsellik hakkında duyduğu yanlış bilgileri kolaylıkla reddeder.
*Bilgili kişiler arkadaşlarının uygunsuz tekliflerine ve baskılarına direnmekte daha başarılıdırlar. Ayrıca çocuklar cinsel istismara karşı koyabilme konusunda da bilgilendirildiklerinde birçok istismar olayı önlenecektir.

Kaynak: Megep

 

Freud’un Cinsel Gelişim Teorisine Göre Cinsel Gelişim Dönemleri (Psikoseksüel Dönem)

e-Posta Yazdır PDF

Sigmund Freud (1856-1939) yetişkinlerde kişilik ve anormal davranışlar üzerinde çalışmalar yapsa da kişiliğin yapısında bebeklik ve çocukluk yıllarının önemini belirten ilk kuramcı olması nedeniyle önemli bir yere sahiptir. Freud kişiliğin biçimlenmesinde yaşamın ilk altı yılının önemini vurgulamış ve çocuk yetiştirmede anne-baba tutumlarının önemine dikkati çekmiştir.

Freud’a göre kişilik id, ego ve süperego olmak üzere üç kısımdan oluşur. İd kişiliğin temel taşıdır. Doğuştan getirilir ve ruhsal enerjinin kaynağıdır. Aynı zamanda id, içgüdülerin de (libido ve saldırganlık) kaynağıdır. Ruhsal enerji içgüdüler şeklinde ortaya çıkar ve bir an önce doyurulmak ister. Ruhsal enerji doyurulma istemiyle içgüdü şeklinde ortaya çıkınca, ego devreye girer. Ego kişiliğin yürütme organıdır. İd’in istekleriyle dış dünyanın (süperegonun) eşleştirilmesi ile uğraşır. Ego gerektiğinde idin isteklerini ertelemeye, hoş yaşantıları seçmeye, hoş olmayanlardan uzak durmaya çalışır. Ego akılcıdır, mantıklıdır bir anlamda kişiliğin karar organıdır. Süperego ise toplumsal ahlak kurallarını içerir. Süperego bu anlamda vicdan demektir. Kişinin değer yargıları ve ahlak kuralları süperegosunda bulunur. Her zaman kafasına estiği gibi davranan ve toplumsal kuralları hiçe sayan kişilerde id baskındır, sürekli olarak ahlak kurallarını ve başkalarının ne diyeceğini dikkate alan, kurallara sıkı sıkıya bağlı kalan kişide süperego baskındır; sürekli olarak akılcı davranmaya çalışan kişide ego baskındır.

Freud, çocukluğun insan yaşamındaki önemini vurgulamıştır. Bu bölümde Freud’un cinsel (psiko-seksüel) gelişim dönemleri ve bu dönemlerin özellikleri verilmiştir.

Oral dönem (0-1 yaş)
Anal dönem (1-3 yaş)
Falllik dönem (4-6 yaş)
Latent (gizil-örtük) dönem (7-11 yaş)
Genital (puberte) dönem (12-18 yaş)

Devamını oku...
 

Cinsel Gelişim Teorileri

e-Posta Yazdır

Cinsel gelişimle ilgili kavramların daha kolay anlaşılmasında bir çocuğun kız ya da erkek olarak takınacağı tutum, rol ve davranış biçimlerine ait yapılacak yönlendirmelerin önemli olduğu bir gerçektir. Bu yönlendirmenin sağlıklı olabilmesi için cinsel gelişim teorilerinin ele alınması önemli rol oynar.

Cinselliğin gelişimi üzerine beş teori vardır:

Bilişsel - gelişimsel teorisi
Sosyal öğrenme teorisi
Psikoanalitik teori
Bilgi-işleme teorisi (cinsiyet şemaları)
Öğrenme teorisi (operant koşullanma teorisi)

Bilişsel–gelişimsel teorisi: Lawrence Kohlberg, Piaget’in teorisini dayanak alan alternatif bir cinsel gelişim teorisi ortaya atmıştır. Bu teori, çocukların cinsiyeti anlayışında bilişsel yöne çekerek çocukların cinselliği tam olarak anlamaları için üç aşamanın geçmesi gerektiğini vurgular.

Bilişsel-gelişimsel teorisine göre (Kohlberg 1966, Piaget 1950) çocuklar fiziksel açıdan kız ve erkek olarak seksüel şemaların oluşmasıyla ilk önce erkek-kadın ayırımını öğrenirler ve kendilerinin kız veya erkek olduklarını anlarlar. Daha sonra çocuk, kendi cinsiyetinin sabit kalacağını ve kendi cinsiyetiyle büyüyeceğini anlar. Son olarak da çocuk, insanların saç stili, giyim, faaliyet gibi yüzeysel birtakım değişiklikler yapsalar da cinsiyetlerinin aynı kalacağını anlar. Bu son aşama, cinsel korunumun kazanıldığı yani altı-yedi yaş civarı olarak tanımlanır.

Devamını oku...
 

Cinsel Gelişimin Tanımı ve Önemi

Yazdır

Cinsel Gelişimin Tanımı ve Önemi

Biyolojik özelliklerimizi temel aldığımızda erkek ya da dişi olarak belirlenen bir cinsiyetimiz vardır. Cinsellik ise bu biyolojik yapı üzerine eklenen sosyolojik, psikolojik ve felsefi boyutları da içeren daha geniş bir tanımlamadır. Doğum öncesinden ölüme kadar duyguları, düşünceleri, inançları, davranışları ve yaşantıları içeren gelişimsel bir süreçtir. Belirli bir yaşam döneminde beklenen cinsel duygular, inançlar ve davranışlar o yaşa uygun cinsel gelişimi belirler.

Cinsel gelişim kişinin kendi cinsi ile ilgili üreme organlarının büyüyüp gelişmesini ve bunlardan doğan sorunlarla ilgili davranış değişikliklerini kapsar. Cinsel gelişim kişiliğin diğer yönlerini de etkiler. Cinsel kimliğin oluşması ve kişinin cinsel kimliğine uygun davranmasında cinsel gelişim de önemli bir etmendir.

Devamını oku...