Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Sitesi

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır

Cinsel Sorular

e-Posta Yazdır

Küçük yaştan itibaren cinsel konularda sorulan sorular cinsel eğitimin en önemli parçasını oluşturur. Çocukların cinsellikle ilgili sordukları sorulara eksik ya da kaçamak cevaplar verilmesi, anne-babalara ya da diğer yetişkinlere karşı güvensizliğe neden olur.

Çocuklar önce, yaklaşık olarak iki buçuk, üç yaşlarında cinsiyetle ilgili fiziksel farklılıkları fark ederler. Bu yaşlarda aynanın karşısına geçip vücudunu incelemeye başlaması cinselliğin ilk göstergelerinden biridir. Bu yaştaki çocuklar doktorculuk oyunlarında karşı cinsin özelliklerini keşfetmeye çalışır. Bundan dolayı “Neden babaların bıyıkları var?”, “Neden babalar etek giymez?”, “Neden kızlar çişini ayakta yapmaz?” gibi soruları sormaya başlarlar. Hatta kardeşleriyle yaş farkı az ise ya da komşu ve akrabalarında yaşı yakın çocuk var ise bu sorular daha erken başlayabilir.

Okul öncesi dönemdeki çocuklar kendi bedenleriyle çok ilgilidir. Çevredeki dünya kadar kendi hakkında da bilgi sahibi olmak isterler ve başta cinsel konular olmak üzere pek çok soru sorarlar. Bu sorular arasında özellikle üç yaştan sonra pipi ile ilgili sorular sorulur, çünkü bu dönem çocukların cinsel geliĢim açısından fallik döneme rastlamaktadır. Bu dönemde erkek çocukların sünnet ettirilmemesi gerekir. Ayrıca üç-dört yaş civarında doğum ile ilgili soruların sorulduğu dikkati çeker. Kısaca çocuğun cinsel konulara karşı ilgisi, üç yaşlarında başlayarak beş-altı yaşlarına kadar oldukça güçlü bir meraka dönüşür. Özellikle de evde, komşuda bir çocuğun doğması, hayvanların yavrulaması, filmler, resimler, bu konuda yetişkinlerin ve arkadaşlarının konuşmaları, çocuğun genital organlarına karşı ilgisi ve bunlarla oynaması, karşıt cinsin kendinden ayrı olduğunu görmesi ve buna benzer durumlar çocuğun cinsel konulara karşı merakını yükselten kaynaklardır. Bunun yanında sorulara inandırıcı cevaplar verilmemesi, susturulmak istenmesi, çocuğun bu merakının artmasına neden olur.

Okul çağındaki çocuğun cinsel konulara merakı da oldukça fazladır. Eğer okul öncesi çağda çocuğun merakı onun anlayabileceği biçimde doğru olarak cevaplandırılmışsa merakı, daha sosyal konulara doğru çevrilmiş olur. Bunun aksi olmuşsa, çocuğun cinsel konulara karşı merakı daha da artar. Çocuklar ergenlik çağına girdiğinde cinsel geliĢim alanında yapılan etkinlikler yetersiz kalmaktadır. Ergenlik döneminde de merak artar, ancak ebeveynle geçmişteki iletişime bağlantılı olarak soru sorar veya paylaĢımda bulunur. Bu yaşlarda çocuklar öğrenmek istediklerini genellikle arkadaşları ile konuşarak ya da kitap vb. yayınlardan okuyarak öğrenirler. Bu dönemde ebeveyn ile arasında güven var ise, yaşadıklarını paylaĢır. Bu paylaşımı arttırabilmek için yetişkinler, “Senin doğru olanı yapacağını biliyorum ama bana ihtiyacın olduğunda yanındayım.” mesajını vermelidir.

Kısaca her dönemde sorulan sorularda en önemli faktör yetiĢkinlerin gösterdikleri tutumlardır. Çocukların sorularına saygı duyulmalı, soru soramayan çocuklar soru sorma konusunda cesaretlendirilmelidir. Çocuklar evlerinde bu konu ile ilgili yeterli bilgiyi alamadıklarında başka kaynaklardan almaya çalışacaklardır ve bu bilgiler her zaman pek doğru olmayacaktır. Beş yaşındaki çocuk, bebeklerin annelerin göbek deliğinden çıktığını düĢünebilecektir. Bu çocuğun cinsel anlamda bilgilendirilmediği anlamına gelmemektedir. Esas problem, ebeveynlerin çocukların yaşlarına ve bilgilerine uygun açıklamalar yapmakta zorlanmalarıdır. Bebek doğumdan itibaren ne kadar çok kucaklanır, öpülür, sevilirse çocuğun vücudu ile o derece barışık olması ve ileri yaşlarda cinselliği olması gerektiği gibi güzel bir şey olarak algılaması sağlanır. Sorulan soruların cevaplanmasında doğadaki örneklerden yararlanılarak açıklamaların somutlaĢtırılması gerekir.

Kaynak: Megep