Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Sitesi

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Anasayfa Çocuk Gelişimi Duygusal Gelişim
Duygusal Gelişim

Çocuğun Öfkesini Önlemek İçin Yapılması Gerekenler

e-Posta Yazdır PDF

Çocuğun temel gereksinimleri zamanında karĢılanmalıdır.
Öfkelenen çocuğun dikkati baĢka yöne çekilmelidir.
Çocuğa fiziksel ve duygusal cezalar verilmemelidir.
Ebeveynler öfkelenerek çocuğa örnek olmamalıdır.
Çocukların öfkeleriyle alay edilmemelidir.
Çocukların onurunu kıracak davranıĢlardan kaçınılmalıdır.
Çocuğun isteklerinin neden engellendiği anlayacağı dilden açıklanmalıdır.
Çocuğun her istediği Ģey yerine getirilmemelidir, yerine getirilmeme gerekçesi anlayacağı Ģekilde açıklanmalıdır.

Kaynak: Megep

 

Duygusal Gelişimde Korkunun Nedenleri ve Önlenmesi

Yazdır PDF

Duygusal Gelişimde Korkunun Nedenleri ve Önlenmesi

Korkunun Nedenleri

Çocuklarda güven duygusunun kazandırılmamış olması
Çocuğun sevgi ve şefkatten yoksun olarak büyümesi
Çocuk yetiştirmede baskıcı ve otoriter tutumun tercih edilmesi
Tehditlerle çocuğu yönlendirmek, “yemeğini yemezsen seni doktora götürüp serum taktıracağım” gibi
Çocukları soyut ya da somut şeylerle korkutmak
Aile içinde şiddet olaylarının yaşanması, şiddet ve korku öğeleri içeren filmlerin izlenmesine izin verilmesi

Korkunun Önlenmesi
Korkuya neden olan etmenleri ortadan kaldırılmalıdır.
Yetişkinler çocuklarına örnek teşkil edeceğinden korkularını onlara belli etmemelidir.
Çocukların korkularıyla alay edilmemeli, korktuğu şeyle karşı karşıya getirmeye çalışılmamalıdır.
Çocukların korku ve şiddet öğeleri içeren filmleri izlemesine izin verilmemelidir.
Çocuğa aşırı baskı uygulanmamalıdır.
Çocuğa fiziksel cezalar uygulanmamalıdır.
Korku, eğitim aracı olarak kullanılmamalıdır.
Çocuğa güven duygusu kazandırılmalı, sevgi ve Ģefkat gösterilmelidir.

Kaynak: Megep

 

Duygusal Gelişimle ilgili Kavramlar

e-Posta Yazdır PDF

Duygusal Gelişim KavramlarıDuygu, bireyin yaĢamında bir canlanma, hareketlenme anlamına gelmektedir. Duygular, belli bir uyaran karşısında genellikle güdü ve değerlerle ilişkili olarak belirip çoğu kez süreklilik ve tutarlılık gösteren, heyecandan daha zayıf bir uyarım biçimidir. Duygular, çocuğun temel gereksinimleri ve bu gereksinimlerin etkisini dışarı yansıtmasıdır. Haz ya da elem olarak yaşanan duyguların yansıması çocukta; sevinç, mutluluk, üzüntü, korku, öfke, kıskançlık, saldırganlık ve ağlama olarak gözükür. Duygular, öğrenme ve olgunlaşmayla birlikte yaĢamın her döneminde farklılıklar gösterir.

Heyecan

Heyecan, genellikle yoğun yaşanan, olumlu ya da olumsuz duyguların organizmada durgun ve olağan durumunu bozması olarak tanımlanır. Heyecan hem haz yönünde hem de elem yönünde olabilir. Heyecanın haz ya da elem yönünde olmasını çevreden gelen uyarıcılar belirler. Heyecanın oluşmasında her zaman çevresel faktörler etkili değildir. Bazen de birini düĢünmek ya da hayal etmek bireyin heyecanlanmasına neden olur.

Refleks

Refleks, organizmanın bir uyarana karşı verdiği cevaptır. Bebeğin dünyaya gelmesiyle birlikte tutma, emme gibi refleksleri devreye girerek hayata uyumunu kolaylaştırır. Bu refleksler 15-16. haftalardan itibaren kaybolur ve yerini öğrenilmiĢ davranıĢlara bırakır.

Devamını oku...
 

Duygusal Gelişim Tanımı ve Önemi

e-Posta Yazdır PDF

 

Duygusal GelişimDuygu; belirli nesne, olay ya da kiĢilerin bireyin iç dünyasında uyandırdığı izlenimler olarak tanımlanır. İnsan, hayatı boyunca çevreden gelen uyarıcıların etkisiyle çeşitli duyguları yaşar. Birey, sosyal çevreyle etkileşim içindeyken az ya da çok, haz ve elem duyguları içindedir. Çocukların fizyolojik ve psikolojik ihtiyaçlarının karşılanması ya da karşılanmaması onlarda bazı duyguların oluşmasına veya oluşmamasına neden olur. Yaşamın ilk günlerinde altı değiştirilen, karnı doyurulan bebek haz duyar. Ancak büyümeyle birlikte sadece fiziksel ihtiyaçlarının karşılanması haz duyması için yeterli değildir. Çocuk; annesinin kucağında olmak, sevilmek, okşanmak, annesinin sıcaklığını hissetmek ister.


Duygular, birey olmanın en önemli unsurudur. Bütün insanların, yeni doğmuĢ bebeklerin bile duyguları vardır. SosyalleĢmenin olabilmesi için duygular temel rolü üstlenir. Bu yüzden duygular, yaşama uyum sağlama fonksiyonlarıdır.