Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Sitesi

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Anasayfa Gebelik ve Doğum Doğum Doğum Nasıl Başlar

Doğum Nasıl Başlar

Yazdır

Doğum Nasıl Başlar?

Doğum her zaman net, belli bir şekilde başlamaz. En azından teoride, doğumun başlangıcı mukoza tıkacının dışarı atılması ve sancılı rahim kasılmalarının ortaya çıkmasıyla belli olur.

Özellikle de ilk doğumda, yanlış alarm olmadığını, doğumun kesinlikle başladığını, artık hastaneye gitme vakti geldiğini anlamak için bazı belirtilere dikkat etmek gerekir.

Mukoza tıkacının dışarı atılması
Hamilelik boyunca rahim boynunu tıkayan bazen kan izi taşıyan sümüksü zar salgılarının akmasından ibarettir. Bu dışarı atma, doğumdan 24 ya da 48 saat öncesine denk gelebilir. Hiç farkedilmeden de geçebilir.

Sancılı rahim kasılmalarının ortaya çıkması
Kasılmalar hamileliğin son aylarında ve özellikle son haftalarında ortaya çıkabilir. Kasılmaları elinizi karnınızın üzerine koyarak hissedebilirsiniz. Kamınızın zaman zaman sertleştiğini hissedersiniz. Ancak bu kasılmaların belli bir ritmi, bir süresi yoktur: Düzensiz ve genelde sancısızdırlar. Doğumun başlangıcını ifade etmezler.

Bazen bir ağırlık hissi gibi, bazen bir kas gerilmesi gibi algılanan ve çocuğun başının girmesine ya da basenin değişmelerine denk gelen sancılar için de aynı şey geçerlidir. Ancak bu sancılara kasılmalar eşlik etmez. Gerçekten doğumun başlangıcını işaret eden kasılma ve sancı ortaklığıdır.

İlk kasılmalar normal olarak karında hissedilir ancak bel seviyesinde de hissedilebilirler.

Başlangıçta, kasılmalar fazla yoğun değildir, pek kolay algılanmazlar, basit çimdiklemeler gibi ya da genelde adetlere eşlik eden sancı gibi hissedilir.

Bu çimdiklemeler öyle hafiftir ki, kasılma olup olmadıklarından emin olunamaz, emin olmak için basit bir yol vardır, eli karnın üzerine koymak. Eğer sertleşiyorsa, bu rahim kasılıyor demektir.

Eğer sizi alarma geçiren yalnızca kasılmaları hissetmekse, yavaş yavaş bu kasılmaların şüpheyi kaldıracak başka özellikleri olduğunu da fark edeceksiniz. Kasılmalar düzenlidir, belli bir ritme göre gelirler, bu durumda iki kasılma arasında geçen zamanı belirleyebilirsiniz, giderek daha da sıklaşırlar, giderek daha da uzarlar, giderek daha da yoğunlaşırlar ve sancılar artar.

Bir dalga gibi çıktıkları, sizi sardıkları, sırtın ortasından doğan, kalçaları çevreleyen vücudu bir kemer gibi sararak karında birleşen iki kola ayrılan bir dalga gibi yayıldıkları hissine kapılacaksınız.

Başlangıçtaki zayıf kasılmaların, sizi alarma geçiren küçük çimdiklemelerin sonuçta ritmik, giderek birbirine yaklaşan, giderek daha uzun, daha yoğun, daha sancılı kasılmalara dönüştüğünü fark edeceksiniz, hazırladıklarının gerçekten çocuğunuzun doğumu olduğunu anlayacaksınız.

Sancı şiddeti kadından kadına değişir. Ve özellikle bir kasılmanın yaklaşışım ve yükselişini tanıyınca, bu andan itibaren, davranışınız bir ölçüde sancıyı azaltabilecek ya da arttırabilecektir.

Doğumun başladığından nasıl emin olunur?
Hâlâ tereddüt ediyorsanız ki bu mümkündür, şunu yapın; 10 dakika arayla hekimin sizin için yazdığı antispazmodik iki fitil koyun. Eğer yanlış alarmsa, kasılmalar azalıp yok olacaktır. Eğer gerçekten doğum başlangıcıysa, fitillerin hiçbir etkisi olmayacaktır, kasılmalar sürecektir.

Antispazmodik fitilinizin olmaması durumunda, size yanıtı yukarıda tarif ettiğimiz kasılma özellikleri verecektir. Ve eğer, tersine, kasılmalar düzensiz kalıyor, ne sıklığı ne uzunluğu ne yoğunluğu artmıyorsa, yanlış alarm olma şansı çok yüksektir. Birkaç saat sonra bu kasılmalar geldikleri gibi ortadan kaybolacaklardır. Ve doğum belki de birkaç gün ya da hatta birkaç hafta sonra gerçekleşecektir.

YANLIŞ ALARMLAR SIK MIDIR?
Yüzde 10-15 kadardır ve çocuğun başının basene girmesi sırasında daha sıktır.

Doğumun başladığından emin olduğunuzdan itibaren, hiçbir şey yiyip içmeyin. Yiyip içmek doğum sırasında kusmalara neden olabilir ve bir anestezi gerekmesi durumunda, midenin boş olması tercih edilir.

Doğumevine gitmeden önce küçük bir yıkama yapabilirsiniz (gliserinli bir fitille). Bu birkaç saat sonra, tuvalete gitmek istediğinizde, kendinizi tutmak için kasmanızı engeller. Doğum masasında tuvaletinizi yapmak kaygısı taşımadan apışaranızın gevşemesine izin verebilirsiniz.

Su akıntısı: Bazı kadınlar doğumun ilk işaretinin su akıntısı olduğunu düşünüyorlar. Nitekim bu, değişik zamanlarda gerçekleşebilir. Su akıntısı, doğum gerçekten başlamadan önce de olabilir.

Su akıntısı genelde genişleme sırasında olur. Eğer su cebinin yırtılması kendiliğinden olmazsa, rahim boynu 4-5 cm açıldığında, genişlemeyi hızlandırmak için hekim genelde su cebini yırtmaya karar verir.

Eskiden bu yırtılma yapay olarak sağlanmıyordu ve tam genişleme olunca çocuk, başı zarlarla kaplı doğuyordu. Bundan, “başlıklı doğdu” deyimi çıkmıştı ve bu bir şans işareti sayılırdı.

DOĞUMEVİNE NE ZAMAN GİTMELİ?
Doğumun gerçekten başladığına dair hemen hemen kesin bir belirtiyi mi beklemek gerekir?

Bu ilk çocuğunuzu ya da ikincisini ya da üçüncüsünü beklemenize göre değişir. İlk doğum en uzunudur. İlk kasılmalarla tam genişleme arasında birkaç saat geçer, dolayısıyla zamanınız vardır. Yine de daha kesin bir belirti için kasılmalarınızın ritmini not edin, yaklaşık 10 dakika aralıkla gelene ve 40 saniye sürene dek gitmenize gerek yoktur.

İkinci çocuğunuzu bekliyorsanız, genişleme daha çabuk olacaktır, kasılmalar düzenli gelmeye başladıklarında gitmelisiniz. Annelerinin kaygılarından biri, doğumevine gitme zamanı geldiğinde gece-yarısı tek başlarına olmaktır (örneğin eğer kocanın mesleği sürekli gezmesini gerektiriyorsa). En emini, yedek çözümler öngörmektir; arkadaşlar, komşular, ambulans, telefon numaralarını özenle yazmaktır. Bu öğüt çocukça gelebilir ama pek çok kez annelerin bunu düşünmemektedir. Çok acil bir durumda, itfaiyenin de olduğunu unutmayın.

Özel bir durum: Normal olarak, su doğum sırasında akacaktır, yani çoktan doğumevinde olduğunuzda. Ancak bu su akıntısı siz daha evdeyken olduysa, doğumun başladığına dair herhangi başka bir işaret olmasa da, olabildiğince erken, doğumevine gidin. Eğer mümkünse, arabada yatar ya da yarı yatar (ayakta değil) pozisyonda gidin. Kısa bir yol için bile bir ambulans çağırmakta tereddüt etmeyin. Kuşkusuz her şey yolunda gidecektir, ancak su cebi yırtıldığında, yine olası sorunlar tehlike çıkarabilir. Özellikle göbek bağının rahimden dışarı çıkması. İhtiyatlı olun, çabucak doğumevine gidin.

DOĞUMEVİNE GELİŞ

Gitme vakti geldi. İki bavulunuz, sizinki ve bebeğinki şimdiden hazır. Bir şeyin eksik olup olmadığına bakmanın sırası değil. Kocanızın ya da annenizin unuttuklarınızı hastaneye getirmek için zamanlan olacak. Sizi götüren kişiden hızlı gitmesini istemeyin. Zamanınız var.

Kliniğe ya da doğumevine geldiniz. Bir hemşire sizi odanıza ya da ilk muayeneye ayrılmış küçük bir odaya götürüyor. Doktor sizi inceler, doğum öncesi muayenelerde olduğu gibi: ağırlık, tansiyon, idrar, rahim yüksekliği, bebeğin kalbinin gürültüleri, bazen amniyoskopi ve monitoring (cenin kalbinin atış hızı).

İki sonuç çıkabilir: Ya yanlış alarmdır, doğum başlamamıştır ve size ancak evinize dönmek düşer, ya da doktor doğumun kesinlikle başladığını tesbit eder. Bunu rahim boynunu inceleyerek anlayacaktır. Eğer boyun genişlemeye başladıysa, bu kesinlikle doğumun başlangıcıdır: İlk evre, genişlemedir.

Doktor size genişlemenin hangi aşamada olduğunu söyleyebilecektir. Gördüğünüz gibi genişlemenin santimetre olarak değerlendirilen farklı aşamaları vardır: Örneğin size, “3 santimetredesiniz” diyecektir. Böylelikle doğum odasına yerleşeceksiniz

Şimdi, şüphe evresini geçtiğinize, doktorun deneyimli ellerinde olduğunuza ve sizinle düzenli olarak ilgileneceğini bildiğinize göre, size yapacak bir tek şey kalıyor: Gevşemek ve genişleme sırasında yapmanız gerekeni hatırlamak.

kaynak: www.maksimum.com.tr