• "Çocukların, nasihatten çok iyi örneğe ihtiyaçları vardır."

  • "Çocuğa verilebilecek en güzel şey zamandır."

  • "Çocukta ruh ve beden eğitimi ve gelişimi beraber yürütülmelidir. " (İbni Sina)

  • "Anneler dua ettiklerinde çocuklarının çevresindeki zırhı görselerdi, duayı hiç bırakmazlardı" Hz.Muhammed

Copyright 2020 - Çocuk Eğitimi

Ergenlik Çağının Duygusal Özellikleri

Duygularla ilgili değişim ve gelişim, çocuk dünyaya geldiği andan itibaren başlayan, ömür boyu devam eden bir süreçtir. Bu değişim ve gelişimin en yoğun yaşandığı dönem ise ergenlik dönemidir.

Duygusal yönden çocukluk dönemi ile ergenlik dönemi arasındaki en önemli fark; çocuklar kıskançlıklarını, mutluluklarını olduğu gibi çevresine yansıtırken ergenlikte belli etmezler. Bu dönemde kızlar erkeklerden daha erken duygularını kontrol altına alır ve duygusal olgunluğa ulaşırlar.

Ergenlik Döneminin En Belirgin Duygusal Özellikleri

Duyguların yoğunluğunda artış: Ergenlikte duygu yoğunluğu artar. Kıskançlık, kızgınlık, mutluluk ve kaygılarını ifade ederken yoğunluk görülür. Ergenlikte artan coşku ve taşkınlıktan dolayı duygularını dışa vurma ihtiyacı hissederler.

Duygulardaki istikrarsızlık: Duygularda ani iniş-çıkışlar olduğu gibi istikrarsızlık da vardır. Ergen, aynı olaya farklı zamanlarda değişik tepkiler gösterebilir. Çabuk öfkelenir, çabuk sevinir, çabuk sinirlenir. Tepkiler önceden kestirilemez.

KarŞı cinse ilgi: Her iki cinste de karşı tarafa beğenilme arzusu vardır. İlk zamanlar grupta bir arada olma isteği sonraları belli kişilere yönelir. Saf ve temiz duygular taşıyan gençlik aşkları bazen de karşı tarafa hissettirilmeden yaşanır.

Sürekli hayal kurma: Ergen, hayal kurarak isteklerini kafasında canlandırır. Hayal konusu genellikle karşı cins olabildiği gibi üniversitede okuma, meslek sahibi olma, yuva kurma gibi gerçekleşmesini istediği şeylerde olabilir. Hayaller bazen öyle çok abartılır ki ergen, arkadaşlarını dinlerken derste ya da TV izlerken hayal kuruyor olabilir. Bu eylemin yoğun yaşanmasına psikolojide “gündüz rüyası” da denir.

Yalnız bırakılma isteği: Ergenlikte her iki cins de yalnız kalmak ister. Ebeveynlerinin ve arkadaşlarının birlikte olma isteğine karşı gelip içe dönebilir. Yalnız kalıp kendisindeki değiĢiklikleri düĢünüp, yeni durumuna alışmak ister.


Ders çalıŞmaya karŞı isteksizlik: Çalışmaya karşı isteksizlik, evde sürekli sürtüşme ve kavgaya neden olur. Bu dönemde ergen daha çok arkadaşlarıyla birlikte olmak ister. Söz dinlememe, kurallara karşı gelme, bağırıp çağırma, vurup kırma, her şeyi boş verme, sorumsuzluk görülür.


Gencin bu dönemi atlatırken anne-baba ve öğretmenlerin sabırlı ve hoşgörülü olması gereklidir. Çünkü ergenin anne-babaya ve çevresine karşı tutumu değişir. Ergen, bu dönemi sağlıklı bir şekilde atlatamazsa ruhsal problemlerin ortaya çıkması kaçınılmaz olur.

Kaynak: Megep

f t g m