• "Çocukların, nasihatten çok iyi örneğe ihtiyaçları vardır."

  • "Çocuğa verilebilecek en güzel şey zamandır."

  • "Çocukta ruh ve beden eğitimi ve gelişimi beraber yürütülmelidir. " (İbni Sina)

  • "Anneler dua ettiklerinde çocuklarının çevresindeki zırhı görselerdi, duayı hiç bırakmazlardı" Hz.Muhammed

Copyright 2019 - Çocuk Eğitimi

ÇALIŞAN EBEVEYNLER ÇOCUKLARI İÇİN NELER YAPMALIDIR?

Günümüzde pek çok anne de bazen babalar kadar yoğun bir iş temposuyla çalışmak zorunda kalmaktadırlar. Çalışan annelerin onların zihnini meşgul eden birkaç önemli soru vardır: “Acaba çocuklarımla yeterince ilgilenebiliyor muyum?  Çocuklarımı ihmal ediyor muyum? Çalışmasam daha mı iyi olur? Hem çalışıp hem de çocuklarımla nasıl ilgilenebilirim?”  bütün bu sorulara anneler kendilerince cevap vermekte ve asıl doğru olan cevabı bulma konusunda bazen tereddüte düşmektedir. Kimi zaman anneler çocukları için mesleki hayatlarını sorgulamakta kimi zamanda kendilerini sonradan memnun kalamayacağı kararlar vermektedirler. Çalışan annelerin bazıları ise çocukları için yapabilecekleri her şeyi yapmalarına rağmen “ acaba daha başka neler yapmalıyım?” gibi soruları kendilerine yöneltmektedirler. (Aydınlı. 2003)

Çalışan Anne Çocuğuna Ayırdığı Zamanı İyi Kullanabilmelidir

Çalışan anneleri en önemli sorunları şunlardır:

- Annenin işten ve trafikten eve geç ulaşması nedeniyle yaşadığı gerginlik,

- Yemeği hazırlama telaşından kaynaklana panik,

- Çocuğuna yeterli zaman ayıramamanın getirdiği suçluluk duygusu.

Bütün bunlar annenin “zamanı iyi yönetmesiyle” belirli bir düzene oturtulabilir. Zamanı kontrol altına alan anne, kendini de kontrol etmeyi başaran, hedeflerini ve önceliklerini iyi planlayan annedir. Bu durumda anne, “işe” ve “çocuğuna” ayırdığı zamanı verimli bir şekilde kullanabilme alışkanlığına sahip olacak, buna bağlı olarak da söz konusu “panik”  ve “suçluluk duygusunu” yaşamayacaktır.

Diplomasının hakkını vermesi ve mesleki açıdan tatmin olması, çalışan annenin “ruh sağlığını” olumlu etkiler. Bu durumda davranışlarına yansır. Buna karşılık çalışmayan anne, mesleğini yapamamanın sıkıntısı ve rutin ev işleri nedeniyle, zaman gerginliğini olumsuz davranış şeklinde çocuğuna yansıtabilir. Bu bağlamda, çalışan anne zamana hükmedebildiğinde, zamanı verimli bir şekilde kullanabildiğinde, çocuğuyla daha iyi iletişim kurma şansı yakalayabilir.

Öneriler

Çok zaman değil yoğun birliktelik, nicelik değil, zamanın niteliği önemlidir. Bu nedenle anne iş sonrası zamanını yoğun bir şekilde çocuğuyla geçirdiği taktirde çocuk yeterli doyumu sağlar.

En önemli tehlike, annenin suçluluk duygusu içinde çocuğa veremediği zamanı maddeyle kapatmaya çalışması, her akşam oyuncak veya çikolatayla gelmesidir. Bir başka tehlikede aynı suçluluk duygusu içinde çocuğu “aşırı şımartma”, her istediğini yapmaya çalışmaktır. Burada çocuğun anneden istediği ne aşırı hoşgörü, ne şımartma, ne de oyuncaktır. Çocuk anne ile yüz yüze birlikteliği özlemiştir. Mutfağında yemeğini çocuğuyla birlikte yapan anne, bu beraberliği ona yaşatmış olur.

Çalışan anne çocuğuyla “ortak bir etkinlikte” bulunduğu, onunla birlikte oynadığı, onu sinemaya, tiyatroya, müzeye götürdüğü taktirde çocuğun ihtiyacı olan doyum sağlanmış olur.

0-3 yaş arası çocuğun okulöncesi eğitim kurumuna verilmesi hem okulöncesi eğitim süresini uzatması, hem de “aile ortamında” özellikle anneye olan ihtiyaç nedeniyle sakıncalıdır. Bu sebeple anne, bu dönemi büyükanne kontrolünde bir bakıcının yardımıyla başlamalı yada 0-3 yaş arasında mümkünse çalışmamalıdır. Çocuk 3 yaşına geldiğinde, anne ister çalışsın ister çalışmasın, gerekirse ilk sene yarım günden başlayarak, çocuk okul öncesi eğitim kurumuna gönderilmelidir. (Yavuzer, 2002: 78)

KAYNAKÇA

- Yavuzer,Haluk. “Çocuk Eğitimi El Kitabı”, Remzi Kitapevi, 2002.

- Aydınlı,H. “Çocuk Eğitiminde Sık Sorulan Sorular Ve Cevapları”, Zambak Yayınları, 2003.

 

http://www.debgici.com/

f t g m