• "Çocukların, nasihatten çok iyi örneğe ihtiyaçları vardır."

  • "Çocuğa verilebilecek en güzel şey zamandır."

  • "Çocukta ruh ve beden eğitimi ve gelişimi beraber yürütülmelidir. " (İbni Sina)

  • "Anneler dua ettiklerinde çocuklarının çevresindeki zırhı görselerdi, duayı hiç bırakmazlardı" Hz.Muhammed

Copyright 2019 - Çocuk Eğitimi

24 saat zaman diliminde AİLENİN birbirine ayıracak zamanları kalmak zorundadır

Aile ve Çalışma Saatleri

Son zamanlarda ailede şiddetli geçimsizlik ve boşanma oranlarının artmasını hepimiz duymuşuzdur.


“Aileyi kaybedersek her şeyimizi kaybederiz.”

Aileyi yıpratan en önemli sebeplerden birinin özel sektörde yoğun ve uzun çalışma saatleri olduğunu düşünüyorum. Bu durumun ailenin ruh sağlığını ciddi seviyede etkilediğini, çalışma saatleri “Evli olanlar” ve “Bekar olanlar” şeklinde ya da çocukları olanlara devlet destekli şirket içinde "Annelere-babalara özel düzenlemelerle" zaman içinde olumlu yönde bir etkisi olacağına inanıyorum.


Devlet yetkililerin ve sayın yöneticilerimizin bu konuda düzenleme yapılması gerekmektedir. Çevremde bulunan bir aileyi örnek olarak buraya yazarak meramımı daha anlaşılır hale getirmek isterim. Aşağıda, sabah 9:00 akşam 19:00 çalışan karı-koca ve tek çocuklu bir aileyi anlatacağım.

Çalışma saatleri genellikle sabah 9:00 akşam 19:00’dur yalnız sabah 08:00 akşam 20:00 -21:00 22:00’ye kadar çalışanlar da vardır. Devlet okullarında çocuğun okulu sabah 9’u 10 gece başlamaktadır. Kahvaltı, çocuğun hazırlanması, tuvaleti, okula götürülmesi, beslenme çantasının hazırlanması, okul çantasının hazırlanması gibi günlük rutinler özel sektörde çalışan anne-baba için ailenin hazırlanması için zaman darlığı vardır. Bu da ailenin sağlıksız biçimde güne başlamasına sebep olmaktadır.

Akşam ise; 19:00’da işten çıkan karı-kocanın çocuğu alıp eve gelmesi 20:00 kadının yemek hazırlaması 21:00 gibi yemek yiyen bir aile sağlıksız bir akşam geçirmektedir. Çocuğun ödevleri, ev işleri, kadının ve erkeğin birbirlerine zaman ayıramaması vs. ailede ciddi ruh rahatsızlıklarına sebep olmaktadır. Anne, baba ve çocuğun hayatı boyunca sağlıksız sabah ve akşam geçirmelerinden dolayı stres seviyesi çok yüksek olmakta ve  ciddi olumsuz etiler doğurmaktadır. Bu da şiddetli geçimsizliklere daha da vahimi boşanmalara sebep olmakta ve sorunlu nesiller yetişmektedir.

“evli olanların” ya da  "Annelere-babalara özel düzenlemeler" gibi 9:30, 10:00’da işe başlayıp, akşam 17:00’de iş bırakması gerektiğinin aileye olumlu yönde etkisinin olacağını ve işte daha mutlu, daha verimli olacaklarını düşünüyorum.

Devamını oku...

Sevgili Anneler ve Sevgili Babalar

Sevgili anneler; çocuğunuza bir şey yedirebilmek için "Sen yemezsen filancaya veririm" sözünü katiyyen kullanmayın. Çocuk tok olduğu veya canı yemek istemediği halde sırf başkasına verilmesin diye yemeye alışırsa nasıl bir şahsiyeti olur, ilerde neler yapar bir düşünün. Hemen hemen bütün anneler (ve babalar) bu vahim hatayı yapıyor. Bundan acilen vazgeçilmeli.

Sevgili babalar; çocuklarınızı dövmeyin, onlara bağırmayın, azarlamayın, aşağılamayın. Çocuk hata yaparak öğrenir. Her hatasını yüzüne vurmayın, eleştirmeyin. En iyi terbiye yöntemi "iyi örnek olmak"tır. Çocuklarınızın size olan sevgisini, güvenini aşındırmayın, yok etmeyin. Çocuk, sevildiğini ve babasının onun yanında olduğunu bilsin. Babalarınca gerekli ve doğru ilgiyi göremeyen çocukların kendilerine güvenleri olmaz, kendileri ve çevreleri ile barışık olmaları zordur, çekingen veya hoyrat olurlar. Çocuklarınızı başkasının yanında eleştirmeyin, başkalarına onları şikayet etmeyin. Diğer yandan aşırı ilgi ve destek, hakedilmemiş aşırı övgü de doğru değildir. Onlar sizin malınız değil, Allah'ın emanetleridir, kendi ruhları, hayatları kaderleri vardır. Anneler, kanguru gibi olmayın, çocuklarınızı dokuz ay karnınızda taşıdığınız yeter, ömür boyu bunu sürdürmeyin.

Devamını oku...

"Dikkat eksikliği/bozukluğu" çocuktan önce ana-baba ile ilgili bir problemdir.

"Dikkat eksikliği/bozukluğu" çocuktan önce ana-baba ile ilgili bir problemdir.

Siz çocuğunuzun ne kadar farkındasınız? Güçlü ve zayıf yanlarını, meraklarını, ilgilerini, korkularını, ihtiyaçlarını biliyor musunuz? Sizinle konuşmak istediğinde, size bir şey sorduğunda, sizden yardım istediğinde veya ilgi beklediğinde bunlara en güzel biçimde cevap veriyor musunuz, yoksa "Git başımdan!" diye hoyrat biçimde tersliyor musunuz? Bir şeyi yapamadığında yanına gidip, "Gel birlikte deneyelim" deyip, teşvik ediyor ve yol mu gösteriyorsunuz yoksa "Seni salak, beceriksiz!" diye sözlerinizle onu hırpalıyor musunuz? Siz arkadaşlarınızla saaterce telefon geyiği yaparken çocuğun "Ne zaman bitecek ve babam bana bakacak" diye karşınızda sabırla beklediğini görüyor musunuz? İşten eve gelince çocuğunuza gününün nasıl geçtiğini, okulda neler yaptığını, neler öğrendiğini sorup sonra da sabır ve ilgi ile onun anlattıklarını dinliyor musunuz yoksa "Zaten bütün gün canım çıktı, bir de seninle mi uğraşacağım." deyip TV karşısına mı geçiyorsunuz? En ufak hatada en sert biçimde azarlamanın çocuk terbiyesi değil, çocuğun cesaretini de kalbini de kıran, son derece zararlı bir tutum olduğunun "farkında" mısınız?

Çocuklardan önce ana-babaları eğitmek gerek, değil mi?"


ÖMER ÖZERCAN

"Geçimsizlikler, boşanmalar, davalar, cinayetler artıyor. Çok vahim bir mesele. Amcalara iki çift lâf edelim:

"Geçimsizlikler, boşanmalar, davalar, cinayetler artıyor. Çok vahim bir mesele. Amcalara iki çift lâf edelim:

Ey amcalar! Eşleriniz sizin "kulunuz, köleniz, cariyeniz" değildir!

Aynı zamanda;
- Aşçınız değildir,
- Garsonunuz değildir,
- Bulaşıkçınız değildir,
- Çamaşırcınız değildir,
- Ütücünüz değildir,
- Temizlikçiniz değildir,
- Kâhyanız değildir,
- Çocuk bakıcınız değildir,
- Çocuk eğiticiniz değildir,
- Öğrenci veliniz değildir,
- Alışveriş sorumlunuz değildir,
- Hizmetçiniz değildir,
- daha sayamadığımız işlerin tek sorumlusu değildir!

Devamını oku...

Çocuk eğitimi ve kural koymak

Çocuk eğitmek için kural koymak önemlidir. Ancak, bu kurallar çocuğun yaşına, cinsiyetine, mizacına, yaşanılan ortama, aile yapısına vs. uygun, makul, mantıklı, sürdürülebilir olmalı.

Çocuklara yasaklanan sözler ve davranışlardan ana-baba da uzak durmalı. Belli saatler arasında çocuğun kitap okuması isteniyorsa, TV'de çocuğun da ilgisini çeken bir program seyredilmemeli, kapatılıp çocukla birlikte kitap okuma veya benzeri bir işle meşgul olunmalı. Yüksek sesle konuşmaması istenen çocuğa NE SEBEPLE OLURSA OLSUN, ASLA BAĞIRILMAMALI! Dayak zaten hiç tamamen unutulmalı, azarlama ise çok seyrek, çok dikkatli, müspet tesirinden emin olunursa kullanılmalı.

Çocuğa karşı ÇOK SABIRLI, ANLAYIŞLI olunmalı. Kurallar konusunda ana-baba arasında mutabakat olmalı, iki taraf bunu ihlal etmemeli. Bu konuda annelerin çocuklarına düşkünlüğünden, şefkat ve merhamet gibi duygulardan kaynaklanan kuralları esnetme, ihlaline göz yumma veya aşırı müsamaha gibi şeylerin çocukların terbiyesine zarar verdiği unutulmamalı.

Devamını oku...

f t g m