Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Sitesi

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
ÇOCUK GELİŞİMİ VE ÇOCUK EĞİTİMİ

2017 Toyota Hayalimdeki Araba Resim Yarışması

e-Posta Yazdır PDF

Hayallerindeki Arabayı resmederek 24 Şubat 2017 tarihine kadar başvuruda bulunan 15 yaş ve altındaki çocuklar, öncelikle Türkiye Ulusal yarışmasında dereceye girmek için yarışacak. Türkiye’de dereceye girenler de, Dünyanın 5 kıtasından seçilmiş eserlerin yer alacağı Uluslararası Yarışma’ya katılma şansı elde edecekler. Kazananlar Türkiye’de birbirinden değerli hediyeler, dünya yarışmasında da Japonya seyahati ile ödüllendirilecekler.

Yarışmanın Amacı
TOYOTA Hayalimdeki Araba Resim Yarışması'nın amacı, çocukların eğlenmeleri ve yaratıcı hayal güçlerini kullanarak çizecekleri “Hayalimdeki Araba” ile hayal kurmanın önemini anlamaları için fırsatlar yaratmaktır.

Katılma dönemi
01 Aralık 2016-24 Şubat 2017
Yarışma teması
Hayalinizdeki Araba
Katılma şartı
Türkiye'de ikamet edip 16 yaş altında olmak
Yaş kategorileri
(1) 7 yaş ve altı
(2) 8-11 yaş arası
(3) 12-15 yaş arası
Devamını oku...
 

Düzen Sağlık Grubu tarafından Düzenlenen Dünya Öykü Günü Etkinliği!

Yazdır

DÜNYA ÖYKÜ GÜNÜ ETKİNLİĞİ!

Düzen Sağlık Grubu tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen öykü etkinliği başvuruları başladı.

Etkinliğin amacının “14 Şubat Dünya Öykü Günü”nü çocukların yazacakları öykülerle renklendirmek olduğunu söyleyen Dr. Özlem Aker, “Çocuklar geleceğimizdir ve bugünün şartlarında geleceğin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde yetiştirilmelidir. Bilgiye ulaşmanın herkes ve bilhassa çocuklarımız için çok kolay olduğu bu dönemde, onlara bilgiye değer katmayı, katma değer yaratmayı öğretmeliyiz, yaratıcı karakterlerini, hür iradelerini geliştirmelerine, kendilerini ifade etmelerine olanak sağlamak düşüncesiyle '14 Şubat Dünya Öykü Günü'nü kutluyoruz” dedi.

7 – 16 yaş arası çocukların katılabileceği etkinlikte öyküler değerlendirme alınarak web sayfamızda ve şubelerimizin girişindeki panolarda paylaşılacaktır. Ardından “Geleceğin Büyüklerinden Öyküler” adında bir kitapçık ile bu hikayeleri bir araya toplamayı arzuluyoruz...

Öykü kitapçığına katılım için öykülerinizi Düzen Sağlık Grubu adresine elden, posta ya da Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir 'e e-mail olarak teslim edebilirsiniz.


 

 

Cinsel Gelişime Uygun Etkinlikler - Çocukların soruları ve Ebeveynin Cevapları

e-Posta Yazdır PDF

Aşağıda çocukların cinsel gelişim dönemlerine uygun çocuk ve ebeveyn arasında geçen soru ve cevap etkinliklerine ilişkin örneklere yer verilmiştir. Sorular cevaplanmadan önce çocukların yaş ve gelişim özellikleri dikkate alınmalı, çocuğun gerçekten neyi sormak istediği anlaşılmalıdır. Verilecek bilginin ne olacağına karar verilmesi önemlidir.

BEN DE NEDEN ERKEK ÇOCUKLAR GİBİ AYAKTA ÇİŞİMİ YAPAMIYORUM?: Bu sorular iki buçuk-üç yaşlarında daha fazla sorulur.

Çocuk: Ben de neden erkek çocuklar gibi ayakta çişimi yapamıyorum?
Ebeveyn: Kızlar ile erkeklerin vücutları farklıdır.
Çocuk: Neden farklıdır?
Ebeveyn: Sen kız olarak doğdun. Erkekler çişini yapmak için pipileriyle dünya gelirler. Bu nedenle zaman zaman oturmadan yapabilirl er.
Çocuk: Keşke ben de erkek olsaydım.
Ebeveyn: Kız olmanın da erkek olmanın da farklı güzellikleri vardır. Hayvanların da kendi aralarında farklılıkları vardır. Örneğin, fillerin hortumu, tavşanların uzun kulakları vardır.

BEN NEREDEN GELDİM? Çocuklar üç-dört yaşlarında doğum ile ilgili sorular sormaya başlar. Bu sorulara çocuğun sorduğu kadar cevap verilmelidir.

Çocuk: Ben nereden geldim?
Ebeveyn: Sen nereden geldiğini düşünüyorsun?
Çocuk: Bilmiyorum, arkadaşım Ayşe bebeklerin nasıl yapıldığını biliyor, fakat bana anlatmıyor.
Ebeveyn: Pekala, bebekler annelerin vücudunda özel bir yerde büyürler.
Çocuk: Bebek orada nasıl oldu?
Ebeveyn: Anne ve baba onu, annenin vücudundaki küçük yumurta ve babanın vücudundaki bir sperm ile yaptılar.

Devamını oku...
 

"Aleykum selaaaam!"

e-Posta Yazdır

Merdivenden çıkarken asansör bekleyen sekiz on yaşlarında iki çocuğa "esselamu aleykum" diye selam verdim. Çocuklar tuhaf tuhaf yüzüme bakmakla yetindi. Şaşırmışlardı. Tebessüm edip yoluma devam ettim. Birkaç basamak uzaklaşmıştım ki arkamdan sevinçle bağırdılar: "Aleykum selaaaam!"

Çocuklara selam verin. Bu, onların kendilerini önemli ve değerli hissetmelerini sağlar. Kendilerini değerli hisseden çocuklar değerli işler yapar. Adam yerine koymadığınız çocuklardan adam olmalarını bekleyemezsiniz.

Serdar Okuyucu

 

Gelişimin İlkeleri Nelerdir

Yazdır

 

Her canlı kendi türünün gelişim ilkelerine göre büyür, olgunlaşır ve öğrenir. İnsanın da kendine özgü gelişim ilkeleri vardır. Bu ilkeleri göz önüne almadan çeşitli dönemlere ait gelişim özelliklerini tanımak zordur. Gelişimi anlayabilmek ve yorumlayabilmek için bu ilkelerin dikkate alınması gerekir. Bu ilkeler şu şekilde sıralanabilir:

- Gelişim, biyolojik faktörlerden ve çevreden etkilenir.
- Gelişimde bireysel farklılıklar vardır.
- Gelişimde kritik dönemler vardır.
- Gelişimde bir sıra vardır.

* Gelişim baştan ayağa doğrudur.
* Gelişim içten dışa doğrudur.
* Gelişim genelden özele doğrudur.

- Gelişimde çevresel faktörlerin etkisi, gelişimin hızlı olduğu zaman çok; yavaş olduğu zaman ise azdır.
- Gelişim, nöbetleşerek devam eder ve bir alandaki gelişimin hızı her yaşta aynı değildir.
- Gelişim, süreklidir ve belli aşamalardan geçerek gerçekleşir.
- Gelişim, bir bütündür ve gelişim alanları birbiri ile etkileşim hâlindedir.
- Gelişim, genellikle başladığı hızda devam eder.

- Gelişim biyolojik faktörlerden ve çevreden etkilenir: Çocuğun gelişiminde iki faktörün etkisi vardır. Bunlar, kalıtım ve çevre koşullarıdır. Bireyin gelişiminde hem çevrenin hem de kalıtımın etkisi vardır. Kalıtım, bireyin anne ve babasından genleri yoluyla aldığı özellikleridir. Çevre ise döllenmeden başlayarak insanı etkileyen tüm dış uyarıcılardır. Yapılan bilimsel araştırmalar gelişimde bu iki etmenin çok önemli ölçüde etkili olduğunu ortaya koymaktadır. İnsanlar, kalıtım özelliklerinin ve yaşadıkları çevre koşullarının birbirinden farklı oluşu nedeniyle gelişimlerinde farklılıklar göstermektedir. Aynı annebabadan doğan ve aynı çevrede yetişen kardeşlerin bile gelişimleri birbirinden farklı olabilir.

Devamını oku...
 

Büyükannelere bebek bakım parası verilecek

Yazdır

Bakan Müezzinoğlu: Büyükannelere bebek bakım parası verilecek

Bebekli ailelere müjde... Bakan Müezzinoğlu: Büyükannelere bebek bakım parası verilecek.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, çalışan anneleri çok yakından ilgilendiren bir açıklama yaptı. Müezzinoğlu, Büyükannelere bebek parası verileceğini duyurdu.

Bakan Çavuşoğlu destek projesine ilişkin ise şunları söyledi;

PİLOT İLLERDE UYGULAMALAR BAŞLADI

Devamını oku...
 

DİSLEKSİ (ÖĞRENME BOZUKLUĞU)

e-Posta Yazdır

DİSLEKSİ NEDİR?

Disleksi dinleme, konuşma, okuma, yazma, akıl yürütme ile matematik yeteneklerinin kazanılmasında ve kullanılmasında önemli güçlüklerle kendini gösteren bir öğrenme bozukluğudur.

İlkokula başlayan disleksili çocuklarda eğitim alabilecek   zihinsel gelişim henüz tamamlanmadıgı için okuyamazlar, yazamazlar ve matematiksel işlemleri kavramada zorluk çekerler. Ancak bu onların zeka düzeylerinde bir sorun  olduğunu göstermez.

Hatta zeka düzeyi çok yüksek çocuklarda da görülmektedir. Fakat bazen hastalık farkedilmeyebilir.Disleksililer zeka düzeyleri  düşük olmadığı gibi özel yeteneklere     de sahip olabilirler. Buna önemli kanıt disleksili olduğu bilinen bilim adamları ve sanatçılardır: Albert Eistein, Leonardo da Vinci, Tom Crouse, Mickey Mouse gibi Disleksi’li çocuklarda dikkat bozukluğu da görülür. Bu nedenle bu çocuklara bir uzman tarafından sistemli bir dikkat eğitimi verilmelidir.Sözel, işitsel, görsel eğitim metodları seçilmelidir. Sınav sorularını çabuk okuyamazlar ve cevapları yazamazlar.   Bu nedenle bu çocuklara sözlü sınav yapılması daha etkin olur. Çoktan seçmeli sınavlarda (test) daha başarılı olurlar.

DİSLEKSİ TÜRLERİ

Disleksi doğuştan gelen gelişimsel ve travmaya bağlı disleksi olarak ikiye ayrılır. Doğuştan gelen disleksi doğum öncesi ,doğum sırasında ve doğum sonrası komplikasyonlara bağlı olarak üçe ayrılır.

Devamını oku...
 

Ericson’a Göre Psikososyal Gelişim ve Evreleri

e-Posta Yazdır PDF

E. Ericson, yaşam boyu gelişim ilkesini ortaya atan ilk psikologlardan biridir. Yaşam boyu gelişim kavramı, Erikson’un psikoloji bilimine en önemli katkılarından biridir. Erikson, psikososyal gelişim kuramını sekiz kritik döneme ayırarak ve her dönemde atlatılması gereken karmaşa ve problemleri ele alarak incelemiştir.

0-1 yaş  - Temel güvene karşı güvensizlik
1-3 yaş  - Özerkliğe karşı kuşku ve utanç
3-6 yaş  (Oyun Dönemi) - Girişimciliğe karşı suçluluk
6-11 yaş (Okul Çağı Dönemi) - Çalışma ve başarılı olmaya karşı aşağılık duygusu
11-20 yaş (Ergenlik Dönemi) - Kimliğe karşı kimlik bocalaması
20- 40 yaş (İlk Yetişkinlik Dönemi) - Yakınlığa karşı uzaklık
40- 65 yaş (Yetişkinlik Dönemi) - Üreticiliğe karşı durgunluk
65 yaş Olgunluk - Benlik bütünlüğüne karşı umutsuzluk

Sağlıklı bir kişilik kazanmak için bir evrenin başarılı olarak atlatılması, kendinden sonraki evre için olumlu temel oluşturur. Bir evredeki kriz tam olarak çözümlenemezse birey, o döneme takılıp kalır. Yaşamının daha sonraki dönemlerinde de bu kriz çözümleninceye kadar sorun yaratır. Örneğin; bebeklik çağı krizi olan güvensizlik, ergenlik çağı krizi olan kimlik karmaşası, yetişkinlik dönemlerinde gözlenebilir.

Temel Güvene Karşı Güvensizlik (0-1 Yaş)

Bu dönem 0-1 yaşı kapsar. Bebekler, çevrelerindeki dünyaya güvenebilecekleri ya da güvenemeyeceklerine ilişkin temel duygular edinir. Bir yaşına kadar çocuğun ihtiyaçlarının doyurulması, büyük ölçüde anneye bağlıdır. Annenin çocuğun ihtiyaçlarını giderirken onu sevmesi, okşaması, sıcaklığını hissettirmesi, ilgilenmesi, çocukta güven duygusunun temellerini oluşturmaktadır. Annesinin kendisini sevdiğinden emin olan çocuk, annesine ve çevresindeki dünyaya güvenir, kendini sevilmeye değer bulur. Anne tarafından reddedilen, soğuk davranılan, ihtiyaçları yerinde ve zamanında karşılanmayan çocuk, kendisine ve çevresine karşı güvensiz olur. Bu güvensizlik, ileride olumlu bir şekilde çözümleninceye kadar tüm gelişim dönemleri boyunca devam eder.

Devamını oku...
 

john Dewey’e Göre Ahlak Gelişim Kuramı

e-Posta Yazdır PDF

john Dewey’e Göre Ahlak Gelişim Kuramı

John Dewey, ahlak gelişimi ve bilişsel gelişimi paralel olarak ele alan ilk kuramcıdır. Dewey, ahlak gelişimini bireyin eğitimi ile ilişkili olduğunu ve eğitimin bireyde değerler sisteminin gelişmesini sağladığını belirtmiştir. Bu süreçte bireyin davranışını etkileyen ve geliştiren, onu daha iyi duruma getiren “ahlaki fikirler” oluşarak ahlaki yargının temeli atılır.

Dewey’e göre ahlaki gelişim üç döneme ayrılır, ancak Dewey bu dönemleri kuramsal düzeyde açıklamıştır.

Üç Dönemi şunlardır;

Ahlak ve gelenek öncesi dönem: Bireyin, biyolojik ve sosyal dürtülerle güdülenerek gösterdiği ahlaki davranışları içeren dönemdir.

Geleneksel dönem: Bireyin, içinde bulunduğu grubun değerlerini benimsediği dönemdir.

Özerk dönem: Bireyin davranışlarının, kendi akıl yürütmesi ve karar vermesi ile oluştuğu ve içinde bulunduğu grubun standartlarını irdeleyerek benimsediği dönemdir.

Kaynak: Megep

 

Törel Davranış Nedir

e-Posta Yazdır PDF

Törel davranış, toplumun töresine uygun davranıştır. Her toplumun, ahlak, inanç, gelenek ve görenekleri vardır. Örneğin; çocuk yetiştirmenin toplumsal ilkelere, kurallara inançlara, ahlaka, gelenek ve göreneklere de uygun olması istenir. Toplumsal davranışın değeri, özelliği, töreye uygun olmasıyla doğru orantılıdır.

Kişilik gelişimi, bireyin isteğine bağlıdır. Çünkü bireyin güdülerine “dur” deyip, onu belirli doğrultulara yöneltecek olan bireyin kendini geliştirme isteğidir. Bireyi çeşitli şekillerde davranışa yönelten fizyolojik ve toplumsal güdüler, bireyin gelişmesiyle birlikte belli bir düzene girer. Böylece kişilik, törel davranışların kişide yerleşik hâle gelmesi olarak kabul edilir.

Törel gelişim, bireyin toplumsal gelişimi ile ilgili olup toplumsal gelişimin bir uzantısıdır. Bu kapsamda törel gelişim, davranışların toplumun uygun göreceği bir biçimde düzenlenmesi anlamına gelir.

Törel davranışla ilgili olarak toplumdan topluma iyi-kötü, doğru-yanlış gibi değer yargıları değişebilir. Törel gelişim içinde, davranışların toplumun uygun göreceği bir biçimde düzenlenmesi de yer alır.

Çocuklar, törel davranışlara doğuştan sahip değildir. Çocuk doğuştan ne iyi, ne de kötüdür. Çocuğun nasıl bir birey olacağı doğumdan sonraki yaşantılarına bağlıdır. Çocuğun gelişiminde olumlu ya da olumsuz yaşantılarının etkileri, törel davranışlarının değişmesine yol açabilir.

Kaynak: Megep

 


Sayfa 2 / 14