Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Sitesi

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
ÇOCUK GELİŞİMİ VE ÇOCUK EĞİTİMİ

Reggio Emilia ile Montessori Arasındaki Farklar

e-Posta Yazdır
Maria Montessori 20. yy'ın başında İtalya Roma'da zorunlu eğitim sonrası ilk kez çocuğa hak ettiği değeri geri vererek, -itaatkar askerler, işçiler, memurlar, düşünmeyen insanlar yetiştirmek için yapılandırılan- zorunlu eğitim sistemine alternatif getirerek kendi zamanında çığır açmıştır. Doktor Montessori'nin çocuk gözlemlerinin sonuçları ve o dönemin çocukları için geliştirdiği eğitim sistemi çok değerlidir. Montessori, Reggio Emilia da dahil diğer alternatif yaklaşımlara da ilham olmuş ve eğitim felsefesinin çağ değiştikçe daha da gelişmesine çok önemli bir katkı sağlamıştır.

Reggio Emilia 1950'lerde faşist rejim sonrası İtalya'da Montessori'nin çocuğa verdiği değeri biraz daha geliştirmiş, öğrenmenin sınırlarını ve kalıplarını kaldırmış, didaktik sistemden vazgeçerek çocuk yapılandırmacı ve çocuk odaklı bir felsefe benimseyen bir yaklaşımdır. Felsefe olduğu için kendini sürekli geliştirebilir, her çağa ve teknolojiye ayak uydurabilir.
Erken çocukluk eğitim metotlarını sırasıyla inceleyen Model Erken Çocukluk Eğitim Merkezi'nin (Model Early Learning Centre) sıra Reggio'ya gelince Reggio'nun üzerine başka bir programın olmadığını, çocuk için en iyi öğrenme yolu olduğunu söyleyerek yollarına başka arayışlarda bulunmadan Reggio ile devam ettiklerini biliyoruz. (Bu düşüncenin ve

* Reggio Emilia'yı bir anda anlamak zordur. Çünkü her kültüre, her çocuğa, her öğretmene, her ebeveyne göre yapılan her şey değişkenlik gösterir, kaçınılmaz olarak. Reggio Emilia yaşandıkça anlaşılır. Öğretmenler uygulama yaptıkça Reggio Emilia felsefesinin içine daha fazla girebilirler. İstekli herkes Reggio Emilia öğretmeni olabilir, öğretmenlik mezunu olmak da şart değildir. Mühim olan felsefeyi özümsemek ve uygulayabilmektir. Sertifika programı yoktur. Öğretmenin kendini geliştirmesi kaçınılmazdır.
- Montessori belli kuralları, sınırları olduğu için anlaması kolaydır. Öğretmenler Montessori kurallarının anlatıldığı bir eğitimden geçerek Montessori öğretmeni olabilirler. Montessori'nin sertifikası vardır. Öğretmen kendini geliştirmeye devam eder.
Devamını oku...
 

Çocuğun Öfkesini Önlemek İçin Yapılması Gerekenler

e-Posta Yazdır PDF

Çocuğun temel gereksinimleri zamanında karĢılanmalıdır.
Öfkelenen çocuğun dikkati baĢka yöne çekilmelidir.
Çocuğa fiziksel ve duygusal cezalar verilmemelidir.
Ebeveynler öfkelenerek çocuğa örnek olmamalıdır.
Çocukların öfkeleriyle alay edilmemelidir.
Çocukların onurunu kıracak davranıĢlardan kaçınılmalıdır.
Çocuğun isteklerinin neden engellendiği anlayacağı dilden açıklanmalıdır.
Çocuğun her istediği Ģey yerine getirilmemelidir, yerine getirilmeme gerekçesi anlayacağı Ģekilde açıklanmalıdır.

Kaynak: Megep

 

Duygusal Gelişimde Korkunun Nedenleri ve Önlenmesi

Yazdır PDF

Duygusal Gelişimde Korkunun Nedenleri ve Önlenmesi

Korkunun Nedenleri

Çocuklarda güven duygusunun kazandırılmamış olması
Çocuğun sevgi ve şefkatten yoksun olarak büyümesi
Çocuk yetiştirmede baskıcı ve otoriter tutumun tercih edilmesi
Tehditlerle çocuğu yönlendirmek, “yemeğini yemezsen seni doktora götürüp serum taktıracağım” gibi
Çocukları soyut ya da somut şeylerle korkutmak
Aile içinde şiddet olaylarının yaşanması, şiddet ve korku öğeleri içeren filmlerin izlenmesine izin verilmesi

Korkunun Önlenmesi
Korkuya neden olan etmenleri ortadan kaldırılmalıdır.
Yetişkinler çocuklarına örnek teşkil edeceğinden korkularını onlara belli etmemelidir.
Çocukların korkularıyla alay edilmemeli, korktuğu şeyle karşı karşıya getirmeye çalışılmamalıdır.
Çocukların korku ve şiddet öğeleri içeren filmleri izlemesine izin verilmemelidir.
Çocuğa aşırı baskı uygulanmamalıdır.
Çocuğa fiziksel cezalar uygulanmamalıdır.
Korku, eğitim aracı olarak kullanılmamalıdır.
Çocuğa güven duygusu kazandırılmalı, sevgi ve Ģefkat gösterilmelidir.

Kaynak: Megep

 

Cepa'da Buz Pateni Partisi -1 Aralık 8 ocak ayı boyunca ücretsiz

Yazdır

Facebook'ta Paylaş

Cepa AVM, 1 aralık 8 Ocak tarihleri arasında çocuklara buz pisti, müzikli kar efektleri ile dolu bir Buz Partisi'nde yaşatacak. Birbirinden renkli yılbaşı vitrinleri, eğlenceli tiyatro gösterileri ve yılbaşı atölyeleri ile Aralık ayı Cepa'da çocuklara çok renkli unutamayacakları güzel bir Aralık ayı yaşatacak. Her saat başı 25 çocuğun katılım yapabileceği buz pistinde çocuklar kayma teknikleri hakkında bilgi alarak hoşça vakit geçirebilecek.

Adres: Üniversiteler, Km., Eskişehir Yolu, 06800 Çankaya/Ankara
Telefon: (0312) 219 64 01
Çalışma saatleri: 10:00–22:00

 

Psiko-Motor Tanımı ve Önemi

e-Posta Yazdır

Psiko- motor kelimesi anlam olarak ‘hareket’i ifade eder. Dünyaya gelen her birey, daha anne karnında iken fiziksel olarak gelişmeye başlar. Dünyaya geldiğinde de bu gelişim hızlanarak devam eder. Önceleri refleks olan bu hareketlerin bazıları, refleks olarak ömür boyu devam ederken bazıları da zamanla organların bilinçli olarak kullanılması ile psiko-motor becerilere dönüşür. Nefes alıp vermek ya da göz kırpıştırmak ömür boyu bireyin istemi dışında da olsa devam eden refleksif hareketlerdir. Oysa tek ayak üzerinde sekmek ya da kâğıt kesmek, organların kullanımının bilinçli olması ile yapılan eylemlerdir ve ‘psiko-motor gelişim’ içinde değerlendirilir.

Psiko-motor gelişim, yaşam boyu devam eden ‘psiko-motor’ becerilerde ortaya çıkan davranışların kontrol altına alınması sürecidir. Söz konusu olan davranışlar; duyu organları, zihin ve kasların birlikte çalışması ile ortaya çıkar. Bir anlamda bu davranışların kontrol altına alınmasını sağlayan süreç, “psiko-motor gelişimi” ifade eder.

Psiko-motor gelişim, fiziksel büyüme ve merkezi sinir sisteminin gelişimine paralel olarak organizmanın isteme bağlı hareketlilik kazanması olarak tanımlanır. Psiko-motor gelişim farklı değişikliklere uğrasa da bireyin tüm yaşamı boyunca devam eden bir süreçtir. Psiko-motor gelişim, düzenli bir sıra izler.

 

Devamını oku...
 

Dil Gelişimi Tanımı ve Önemi

e-Posta Yazdır

Dil, iletişimi sağlamada araç olarak kullanılan sesler, sembol ve sözcükler gibi temel birimleri içine alan insanlara özgü bir sistemdir. Geniş anlamda ise dil; duyguları düşünceleri, tutumları, inançları ve değer yargılarını aktarmak, algılanan ve yaşanan olaylarla ilgili bilgileri soru sorma, emir verme, istekte bulanma gibi işlevler ile ortaya çıkarmak için kullanılan bir araçtır. Her dilde, sembolleri birleştirmek ve yeni semboller yaratmak için kurallar vardır. Konuşma dilin sese dönüştürülmüş biçimi olarak ifade edilir. Her dilin sesle ifadesi vardır. Fakat sesler, dilden dile değişebilir.

Dil gelişimi; seslerin, kelimelerin, sayıların, sembollerin kazanılması, saklanması ve dilin kurallarına uygun olarak kullanılmasını içeren bir süreçtir. Bireyin doğasında dil ile iletişim kurma, isteklerini duygu ve düşüncelerini iletme ihtiyacı vardır. Dil gelişimi, doğumdan itibaren başlar ve yaşam boyu devam eder. Dil ve öğrenme arasında önemli bir ilişki vardır. Dil, öğrenmeyi kolaylaştırır. Öğrenme sürecinde ise çocuğun dili gelişir. Dil gelişiminde, sesin duyulması ve dili kullanabilecek ortamın bulunması gerekir. Çocuklar, çevresindeki yetişkinlerin konuşmalarını taklit ederek dili öğrenmeye çalışırlar.

Dil gelişiminde ilk dönemler evrensel özellik gösterir. Farklı dilleri konuşan toplumların çocuklarında dil gelişiminin ilk dönemlerinde benzer özellikler görülmüştür. İlk yıllardaki bu evrensellik 18-32 aydan sonra, sosyal sınıf farklılıklarının etkisiyle yok olur.

Dilin bir başka özelliği de dil ile kritik yaş ilişkisidir. Dünyadaki bütün çocuklar, kendi dillerini 2-5 yaşları arasında öğrenmektedir. Çocuklar, benzer dil yeteneği ile doğsalar bile gelişimleri için gerekli ses uyarımlarını alamadıklarında (işitme engelli doğanlarda olduğu gibi) dil yeteneklerinin köreldiği görülmüştür. Konuşmanın olmadığı bir ortamda çocuğun konuşmayı öğrenemediği ortaya çıkmıştır.

Dil bilimcilere göre dilin fonksiyonları şunlardır:

Dil, arzu ve isteklerimizi ifade etmek için kullanılır.
Dil, heyecan ve duyguları ifade eder.
Dil; olayları, nesnelerin durumunu açıklar.
Dil, kendi materyalini kendi geliştirirken en önemli aracı konuşmadır.

 

Erkeklerin boy ve kilo gelişimi

Yazdır

Bu verilerde 3 ve 97 persentil arasındaki tüm değerler normal kabul edilir. 50 persentil standart değerdir ve ortalama çocuk ölçüsünü gösterir. 3 persentil en kısa veya en zayıf normal çocuğu, 97 persentil en uzun veya en kilolu normal çocuğu gösterir. Örneğin; Eğer 3 aylık bir kız bebeğin ağırlığı 35 persentile denk geliyorsa, kilosu o yaştaki kız çocuklarının %35’inden fazla, %65'inden ise daha az demektir.

Persentilde önemli olan, bebeğinizin gelişimi süresince persentil değerlerinin kendi içinde tutarlılık göstermesidir. Bebeğinizin büyüme değerleri hakkında endişeleriniz varsa doktorunuza danışın.

 

0 ay Ağırlık 2.9 3.1 3.4 3.8 4.1
Boy 48.1 49.3 50.6 52 53.3
3 ay Ağırlık 4.7 5.3 5.9 6.4 6.9
Boy 56 58 60.5 61.5 63
6 ay Ağırlık 6.5 7.1 7.8 8.5 9.1
Boy 61.5 64 66.5 67.5 69
9 ay Ağırlık 7.5 8.2 9 9.8 10.6
Boy 66 68.5 71 72.5 74.3
12 ay Ağırlık 8.4 9 10 10.8 11.7
Boy 70.4 72.5 74.7 76.5 78.5
15 ay Ağırlık 9.1 9.9 10.8 11.7 12.5
Boy 73.7 76 78 80.5 82.5
18 ay Ağırlık 9.7 10.5 11.5 12.5 13.3
Boy 77 79.5 81.5 84 86.5
24 ay Ağırlık 10.2 11 12.1 13.2 14.1
Boy 80 82 84 86.5 88.7
30 ay Ağırlık 11.5 12.5 13.6 14.8 15.9
Boy 86.2 89 91 94 96.4
36 ay Ağırlık 12.3 13.3 14.6 15.8 17.1
Boy 90 92.5 95.3 98.5 100.5

 

Kızların boy ve kilo gelişimi

e-Posta Yazdır PDF
Aşağıdaki tablodan kız çocuklarının boy ve kilo gelişimini görebilirsiniz.Tabloda yer alan P25, P50 şekilndeki ifadeler persentil yüzdelerini göstermektedir.

Bu verilerde 3 ve 97 persentil arasındaki tüm değerler normal kabul edilir. 50 persentil standart değerdir ve ortalama çocuk ölçüsünü gösterir. 3 persentil en kısa veya en zayıf normal çocuğu, 97 persentil en uzun veya en kilolu normal çocuğu gösterir. Örneğin; Eğer 3 aylık bir kız bebeğin ağırlığı 35 persentile denk geliyorsa, kilosu o yaştaki kız çocuklarının %35’inden fazla, %65'inden ise daha az demektir.
Persentilde önemli olan, bebeğinizin gelişimi süresince persentil değerlerinin kendi içinde tutarlılık göstermesidir. Bebeğinizin büyüme değerleri hakkında endişeleriniz varsa doktorunuza danışın.

 

0 ay Ağırlık 2.8 3.1 3.4 3.7 3.9
Boy 47.8 49 50.2 51 51.9
3 ay Ağırlık 4.4 4.8 5.4 6 6.4
Boy 55.5 57.5 58.5 60 62.5
6 ay Ağırlık 6.1 6.8 7.4 8 8.6
Boy 60 62 64.5 66.5 68.5
9 ay Ağırlık 7.3 8 8.6 9.5 10
Boy 64.5 66.5 69.5 71 73
12 ay Ağırlık 8.1 8.9 9.6 10.6 11
Boy 68 70 73 75 77
15 ay Ağırlık 8.7 9.6 10.4 11.4 11.9
Boy 71.5 73.5 76.5 78.5 81
18 ay Ağırlık 9.3 10.2 11 12 12.6
Boy 75 76.5 79.5 82 84.5
24 ay Ağırlık 10.4 11.3 12.2 13.1 13.8
Boy 80 83.5 85.5 88.5 91
30 ay Ağırlık 11.3 12.2 13.1 14.1 15
Boy 85 88 90.5 94 96.5
36 ay Ağırlık 12 13 14 15 16.1
Boy 88.5 92 95 98.5

101

 

 

Bilişsel Gelişimle İlgili Kavramlar

e-Posta Yazdır PDF

Bilişsel gelişimi anlayabilmek için gizil güç, yetenek, algı, dikkat, kavram oluşturma, belek ve hatırlama gücü, akıl yürütme ve problem çözme ile yaratıcılık kavramlarının açıklaması gerekir.


Gizil Güç: Potansiyel, gerçekleşmeyen ama gerçekleşebilecek olan, saklı olan güç anlamına gelmektedir. Çocuğun kalıtımla getirdiği ve eğitim yoluyla ortaya çıkacağı düşünülen yetenekleri ve özellikleri gizil güç olarak ifade edilir. Kalıtımla gelen doğal yollarla ortaya çıkan özellikler gizli değildir. Gizil güç eğitim yoluyla ortaya çıkar.

Yetenek : Bireyin bilişsel, duyuşsal ve motor davranışlarla ilgili gizil gücü yetenek olarak nitelendirilir. Birey; bilişsel, duyuşsal ve motor yetenekleriyle bilgi ve becerileri öğrenir. Bireyin yetenekleri öğrenmenin, bir meslek edinmenin, bir ürün üretmenin dayandığı gizil güçtür. Birey, yeteneklerini öğrenme yoluyla yeterliliğe dönüştürür. Yeterlilik, bireyin yeteneklerinin iş yapabilecek, uygulama yapabilecek, ürün üretebilecek, eyleme geçebilecek nitelikte açığa çıkarılmasıdır. Yeterlilik, eyleme geçebilme niteliğidir.

Yetenekli insanlar, bir üretim etkinliği içinde olup hemen fark edilir. Ürettikleri nicelik ve nitelik açısından, o alanda üretilenlerden üstün ve yeni olma özellikleriyle, kolayca ayırt edilir. Yetenek, insanlığın ilerlemesi için vazgeçilmezdir.

Algı: İnsanın doğumdan itibaren, yaşamı boyunca görme, duyma, tatma, koklama ve dokunma gibi duyularını kullanarak çevresindeki bilgileri organize etme, anlama, yorumlama ve yeni durumlara kendini uydurma sürecine algı denir. Algılamayı sağlayan, duyu organlarının; gözün, kulağın, ağzın, burnun ve tenin sağlıklı olması uyarıcılara anlam vererek yorumlanması için önemlidir. Örneğin; yolda bir arkadaşla karşılaşıldığında, onun görüntüsü bizim gözümüze, bizim görüntümüz onun gözüne, retinasına yansır. Biyolojik yapısı içerisinde göz bu görüntüyü beyne ulaştırır. Beyin burada duyusal bilginin alınmasından sonra, anlama, seçilme, düzenleme ve yorumlama aşamalarını gerçekleştirir. Oldukça hızlı gelişen bu süreçlerin sonucunda arkadaşın bizi fark ederek selamlaması beklenir.

Algılamada olgunlaşmanın, öğrenmenin, deneyimlerin, geçmiş yaşantıların, beklentilerin önemi büyüktür.

Devamını oku...
 

Rapunzel Masalı

Yazdır

Çocuk Masalları, Rapunzel

Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki güzel çiçekleri ve sebzeleri seyrederken, kadının gözleri sıra sıra ekilmiş özel bir tür marula takılmış. O anda sanki büyülenmiş ve o marullardan başka şey düşünemez olmuş.

“Ya bu marullardan yerim ya da ölürüm” demiş kendi kendine. Yemeden içmeden kesilmiş, zayıfladıkça zayıflamış.

Sonunda kocası kadının bu durumundan öylesine endişelenmiş, öylesine endişelenmiş ki, tüm cesaretini toplayıp yandaki evin bahçe duvarına tırmanmış, bahçeye girmiş ve bir avuç marul yaprağı toplamış. Ancak, o bahçeye girmek büyük cesaret istiyormuş, çünkü orası güçlü bir cadıya aitmiş. Kadın kocasının getirdiği marulları afiyetle yemiş ama bir avuç yaprak ona yetmemiş. Kocası ertesi günün akşamı çaresiz tekrar bahçeye girmiş. Fakat bu sefer cadı pusuya yatmış, onu bekliyormuş. “Bahçeme girip benim marullarımı çalmaya nasıl cesaret edersin sen!” diye ciyaklamış cadı.

“Bunun hesabını vereceksin!” Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları nasıl canının çektiğini, onlar yüzünden nasıl yemeden içmeden kesildiğini bir bir anlatmış.

“O zaman,” demiş cadı sesini biraz daha alçaltarak, “alabilirsin, canı ne kadar çekiyorsa alabilirsin. Ama bir şartım var, bebeğiniz doğar doğmaz onu bana vereceksiniz.” Kadının kocası cadının korkusundan bu şartı hemen kabul etmiş. Birkaç haftasonra bebek doğmuş. Daha hemen o gün cadı gelip yeni doğan bebeği almış. Bebeğe Rapunzel adını vermiş. Çünkü annesinin ne yapıp edip yemek istediği bahçedeki marul türünün adı da Rapunzel’miş. Cadı küçük kıza çok iyi bakmış. Rapunzel oniki yaşına gelince, dünyalar güzeli bir çocuk olmuş.

Devamını oku...
 


Sayfa 2 / 12