Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Sitesi

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
ÇOCUK GELİŞİMİ VE ÇOCUK EĞİTİMİ

Montessori Metodu Kitabı

Yazdır

Çocuk eğitimi ve çocuğun topluma yararlı bir insan olarak yetiştirilmesi, günümüzün en önemli sorunlarından biri olmuştur.

Elinizdeki kitapta, çocuğun tanımı yapılmaktadır. Kitabın özelliği, bilimsel görüşün kesinliğiyle sıcak bir sevginin bileşimi sonucu, konuya yepyeni bir anlayış biçimi getirmiş olmasıdır. Bu anlayıştan bir öğreti ortaya çıkmıştır. Çocuğun ihtiyaçları ve gücü ile onun gelişimi sırasında önüne çıkacak engellerin ortadan kaldırılmasını bağdaştıran bu öğreti, artık Montessori Yönetimi olarak anılmaktadır.

MONTESSORİ YÖNETİMİ, bugün çocuk eğitimi konusunda en önde gelen isim olduğu kabul edilen Dr. Maria Montessori`nin, ilginç uğraşına başladıktan kırk dört yıl sonra kaleme alınmıştır. Kitapta, bu ilginç eğitim deneyinin yanısıra, yaşamı bütünüyle yorumlayan geniş kapsamlı bir hayat görüşü dile getirilmektedir.

Bugün de, başlangıçta olduğu gibi, eksen çocuktur; Montessori okullarında kullanılmak üzere geliştirilen çeşitli araç ve gereçler, hazırlanan ortam, çevre, hepsi çocuğun değerini anlamak, kavramak, giderek ona saygı duymak ilkesine dayanır.


Devamını oku...
 

Anne Sütünün Önemi

Yazdır

Anne Sütünün Önemi

"Bütün memelilerin yavrularının beslenmesinde kendi annelerinin sütü en iyi olduğu gibi, süt çocuğunun beslenmesinde de Anne Sütü önemli ve yeri doldurulamayan bir besindir."

Anne sütünün bebeğe yararları:

Anne sütü bebeği enfeksiyonlara karşı koruyacak immünolojik faktörleri içerir. Anne sütüyle beslenen bebeklerde ishal, solunum yolu ve diğer enfeksiyon hastalıkları daha az görülür veya görülse bile daha az şiddette seyreder. Anne sütü bebeğin büyümesi ve gelişmesini hızlandırır. Anne sütü bebeklerin gereksinimleri olan bütün besin öğelerini içerir. Anne sütü ile beslenmiş çocuklarda egzema, allerjik hastalıklar, diş eti hastalıkları, Kanser ve diabet gibi hastalıklar daha az görülmektedir. Anne sütünün sindirimi kolaydır. Meme emme işlemi çocuğun yüz kaslarının ve kemiklerinin gelişmesini sağlar. Emme işlemi çocuğun psikososyal gelişimine katkıda bulunur. Anne ile bebek arasındaki bağın da güçlenmesini sağlar.

Devamını oku...
 

Yenidoğan sünneti hakkında merak ettikleriniz

Yazdır

YeniDoğan Sünneti

Ülkemizde sünnet sıklıkla 5-12 yaş arasında uygulanmakla beraber son yılarda yapılan yenidoğan sünneti sayısı da arttı. Yenidoğan sünneti konusunda anne ve babalarca en sık sorulan soruların cevapları.

- Hangi durumlarda yeni doğan sünneti uygulanmaz?

Bebek prematür veya hasta ise, ailede hemofili hastalığı öyküsü var ise, hipospadias gibi doğuştan penis anomalisi var ise yenidoğan sünneti uygulanamaz.

- Bebekler sünnet sırasında ağrı duyarlar mı?

Yenidoğan bebekler de ağrı duyarlar. Bu nedenle sünnet öncesinde operasyon bölgesini uyuşturmak için çok ince iğne ile lokal anestezik ilaçlar uygulanır. Bu yaş grubunda genel anestezi uygulamaya gerek yoktur.

- Yenidoğan sünnetinin avantajları nelerdir?


Devamını oku...
 

Lohusa Dönemi

Yazdır

Lohusa Dönemi

Doğumdan sonraki 6 hafta Lohusalık olarak adlandırılır. Bu dönemde gebeliğin kadında yarattığı fizyolojik ve psikolojik değişimler gebelik önceki haline döner. Her organ ve sistemin gebelik öncesi haline dönmesi farklı zamanlar alır. Bu nedenle halk arasında "lohusanın mezarı 40 Gün açık kalır" sözü yaygın olarak kullanılır. Bu söz gerçekleri yansıtmaktadır. çünkü doğum ve lohusalık döneminde ortaya çıkan hastalıklar hayatı tehdit eder boyutta olabilir.

Lohusalık dönemi çok erken, erken ve geç lohusalık olarak 3 döneme ayrılır.

çok erken lohusalık doğumdan sonraki ilk 24 saati, erken lohusalık ilk 1 haftayı, geç lohusalık da geri kalan süreyi temsil eder. üreme orgaları 6 haftada normal haline döner ve emzirmeyen annelerin büyük bir kısmı bu dönem sonunda adet görmeye başlar.

Doğum sonrası beligin olarak fark edilebilen ilk değişiklik rahim boyutlarında olur. Bu küçülmeye involüsyon adı verilir.

Lohusalık Nedir?

Doğumun hemen ardından başlayan ve altı hafta süren vücudun toparlanma sürecine lohusalık dönemi denir. Eski sağlığınıza ve gücünüze kavuşabilmeniz için lohusalık dönemini ciddiye almalısınız ve her fırsatta dinlenmelisiniz. Bu süreç tıpkı bir hastalığın nekahat dönemine benzer. Ancak burada siz artık eskisi kadar özgür sayılmazsınız. Artık size günün her Saati muhtaç bir bebeğiniz var. Bu bebeğin sorumluluğu aslında hayal gücünüzün de ötesindedir. İşte bu yüzden doğumun ardından en az altı hafta yanınızda kalacak bir yardımcıya ihtiyacınız vardır.


Devamını oku...
 

Doğumda Nefes Teknikleri Ve Faydaları

Yazdır

Doğumda Nefes Teknikleri

Düzenli nefes alıp verme, basit anlamıyla mümkün olan herhangi bir hız ve derinlikte nefes alıp vermek demektir. Bazı kadınlar diyaframlarını kullanarak (karınlarını şişirerek) derin nefes alıp vermeyi tercih ederler.

Diğerleri sadece göğüslerini doldurmaya yetecek kadar nefes alarak yüzeysel solurlar. Amacınız sizi doğumda rahatlatan ve sakinleştiren bir solunum düzeyini bulmanızdır. Doğumda nefes alıp vermeniz rahat bir hızda olmalı ve nefes darlığı veya baş dönmesi yaşamanıza yol açmamalıdır. Doğum ağrıları ve doğum hakkında bilgileriniz arttıkça farklı evrelerde farklı nefes alıp verme düzenleri kullanıldığını göreceksiniz.

Burada her bir kasılmaya odaklanmak için nefes alıp vermeyi kullanmayı ve her kasılmayı bebeğinizin doğumunun üretken bir parçası haline getirmeyi öğreneceksiniz. Düzenli nefes alıp vermenin yararlarını çeşitli tipte ağrılar, rahatsızlık, endişe veya korku yaşadığınızda görürsünüz. Bu bilgileri okuduktan sonra düzenli nefes alıp vermeyi günlük streslerle baş etmek için de uygulayabilirsiniz.

Devamını oku...
 

NST Nedir

Yazdır

N onS t r e s T e s t ( NST Nedir )

Fetusun kalp atışlarının seyrini ve bebek hareketleriyle olan ilişkisini temel alarak fetal distres taramasında kullanılan bir testtir ("nonstres": doğum eylemi sıkıntısı yok anlamında kullanılan bir kelimedir)

Hangi durumlarda uygulanır?

NST, fetal distres gelişme olasılığı yüksek olan fetusların değerlendirilmesinde ve fetal distres varlığından şüphelenilen her durumda (bebek hareketlerinin azalması gibi) birinci basamak test olarak uygulanır. Genellikle haftalık uygulanmakla birlikte miad geçmesi, gelişme geriliği (İUGG) ve preeklampsi gibi bebeğin ölme riskinin yüksek olduğu durumlarda üç günde bir, ve EMR (Erken membran rüptürü-suların erken gelmesi) gibi fetusun durumunun hızla değişmesinin mümkün olduğu durumlarda günlük uygulanır ve bu durumlarda incelemeye sıklıkla amnios sıvısı volümü değerlendirilmesi eklenir. EMR'de günlük NST yerine günlük biofizik profil (BFP) tercih edilebilir.

Nasıl Uygulanır

Anne adayı bir yatağa yatırılır. Karnına fetus kalp atışlarının en kuvvetli duyulduğu yerde karidotokografi cihazının kalp atışlarını algılayan probu bağlanır. Ek olarak uterus kasılmaları da araştırılmak istenirse bu durumda karnın en tepe noktasına kasılmaları algılayan prob ("ağrı probu") yerleştirilir. NST'de genellikle ağrı probu kullanılmaz

Anne adayının eline üzerinde bir düğme olan bir çubuk verilir. Test esnasında bebek oynadığında bu düğmeye basması istenir. Yaklaşık 20 dakika boyunca cihaz bebeğin kalp atışlarında meydana gelen değişiklikleri kağıda aktarır. Bu kağıda NST trasesi adı verilir.

Sonuçlar Nasıl Değerlendirilir?

Devamını oku...
 

Suni Sancı İle Doğum

Yazdır

SUNİ SANCI NEDİR?

Doğum eyleminin başlaması oksitosin denilen hormon aracılığıyla olur.Gebeliğin normal süresi tamamlandığı zaman oksitosin doğal yollarla salınır ve rahim kasılmasına (dolayısıyla tatsız doğum sancılarına ) yol açar.Bazı tibbi durumlarda doğum eyleminin süresini kısaltmak için suni yolla ve tercihen serum içinde oksitosin hormonu verilmesine halk arasında suni sancı adı verilir .

SUNİ SANCININ UYGULANDIĞI DURUMLAR NELERDİR ?

En sıklıkla günaşımı(miadgeçmesi )diye bilinen bebeğin beklenen doğum tarihi geldiği halde doğmadığı durumlarda kullanılır.Ayrıca bebeğin doğum eyleminin uzaması durumunda sıkıntıya gireceği fetal distress sendromu ,mekonyum gelmesi gibi durumlarda da kontrollü olarak verilebilir.Annenin güçsüzlüğü,doğum eyleminin uzamasına dayanamadığı durumlar ve annenin bazı rahatsızlıklarında da yine kısa zamanda doğum yapabilmesi için sıklıkla başvurulan bir yoldur.Erken membran rüptürü denen suların doğum sancıları başlamadan önce geldiği durumunda da sancıları başlatabilmek için kullanılır.Bir diğer kullanım şekli doğum sonu kanamalarını azaltmak ve rahimin toparlanmasını kolaylaştırmaktır.


Devamını oku...
 

DOĞUMUN BAŞLADIĞINI GÖSTEREN BELİRTİLER

Yazdır

DOĞUM BELİRTİLERİ

Melekler Mekanı - Doğumun Başladığını Gösteren Belirtiler Hiç bir doğum ani olarak başlamaz. Dikkatli bir müşahade ile daha son 3 - 4 hafta içinde bazı belirtilerin mevcudiyeti göze çarpar. Bu belirtilerin bazıları, gebeyi muayene eden hekim tarafından, diğer bir kısmı da, bizzat gebe tarafından tesbit edilir. Bu belirtileri şu şekilde sıralamak mümkündür:

1 — Fundus uteri’nin aşağıya doğru inmesi:

Bilindiği gibi gebeliğin dokuzuncu ayının sonunda fundus ute-ri, kostalarm hemen altına dayanmış olur. Fakat sön 3 - 4 üncü gebelik haftası içinde, fundus uteri’nin kostalarm altında yavaş yavaş yarıklığı görülür. Böylece gebe kadın, fundus uteri’nin mide üzerine olan tazyikinin azaldığını, daha kolay nefes almaya başladığını hisseder. Buna mukabil, gebenin diğer şikâyetlerinde artmalar olur. Meselâ önde gelen başın mesane üzerine tazyikle sık idrar etme zuhur eder. Keza kon stipasyonda artma, hemoroid şikâyetlerinde çoğalma görülür. Bu arada dış genital organlardaki varis-lerdeki artmalar, nisbeten, önde gelen çocuk başının tazyiki ile ortaya çıkan venöz staz ile de ilgilidir.

2 — Gebe kadının duruşundaki değişiklik:

Gebe uterus, bir yandan büyürken diğer taraftan da ağırlığıyla öne doğru meyil gösterir. Bu şekilde vücudun ağırlık merkezi de Öne doğru kaymış olur (Resim: 314). Vücudun bunu kompanse edebilmesi için bilhassa bel omurlarında ileri derecede lordoz meydana, gelir (Resim: 315). Bu esnada bel ve sırt adaleleri, daha fazla yük altında kalacakları için, gebeliğin son 14 günü içinde gebeler ileri derecede bel ve sırt ağrılarından şikâyet ederler.

Devamını oku...
 

Doğum Çantası

Yazdır

Doğum çantama (valizime) neler koymalıyım ya da doğum çantam da neler olmalı? Iste bu sorunuzun cevabini asagidaki yazimizda eksiksiz sekilde bulabilirsiniz.

Anne İçin Gerekenler

* Hamilelik ve doğum takip kartınız ve doktor kontrollerinizin bulunduğu dosyanız, son yaptırdığınız kan ve idrar tahlilleriniz, sigorta kartınız, sağlık karneniz.
* Yakınlarınızın telefon numaraları
* Nakit para
* 3 adet önden açılan gecelik
* 1 adet sabahlık
* Deodorant, diş macunu ve fırçası, tarak, şampuan, sabun, ıslak temizleme mendilleri, kulak pamuğu vb kişisel eşyalarınız
* Saçlarınızı rahatça toplayabileceğiniz toka ya da bant
* 3-4 adet özellikle önden kopcalı emzirme sütyeni ve pedleri
* Meme uçları için krem, göğüs kalkanı
* Göğüs pompası (özellikle meme başı olmayan hanımlar için)
* İhtiyacı kadar pamuklu ve tek kullanımlık iç çamaşırları
* 1 paket hijyenik kadın pedi
* 1-2 adet atlet
* Kağıt peçete ve havlu
* Eve dönerken giyebileceğiniz rahat kıyafetler
* Ayağınızı sıcak tutacak kalın çoraplar
* İçinde rahat ettiğiniz kolay giyilebilen alçak topuklu, kaymayan bir çift terlik
* Sizi dinlendirip rahatlatacak sevdiğiniz kitap, dergi, teyp ve kasetler
* Hastaneye giderken yolda rahat etmenizi sağlayacak yastık

Devamını oku...
 

Doğumu Kolaylaştıran Egzersizler

Yazdır

Doğumu Kolaylaştıran Egzersizler

Şayet yüksek riskli bir gebelik dönemi geçirmiyorsanız ve her şey yolunda gidiyorsa doktorunuzdan da gerekli onayı aldıktan sonra düzenli egzersiz yapabilirsiniz.

Üstelik bu sadece sizin açınızdan değil bebeğiniz için de oldukça faydalı. Hamilelik süresi boyunca alıştırma yapmayan kadınların rahatsızlıklarının arttığı görülür. Çünkü gün geçtikçe beden ağırlaşır ve yükü taşımak zor gelir. İyi bir alıştırma programı formunuzu korumanıza yardımcı olur ve hamileliğin ileri evrelerinde sizi daha güçlü kılar.

İdeal egzersiz aerobik

Bu alıştırma tarzı ritmik olduğundan, yineleyen hareketler kasların artan oksijen ihtiyacını karşılamaya yeter. Kalp ve ciğerleri hareketlendirir, elbette kasları ve eklemleri de. Bunların tümünün vücuda faydası olur. Özellikle oksijen üretimini ve kullanımını artırmaları, sizin ve bebeğiniz için olumlu bir durum. Aerobiğin sizin için tam bir alıştırma sayılması için en az 20 - 30 dakika uygulamanız gerekir.

Devamını oku...
 


Sayfa 12 / 15