Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Sitesi

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
ÇOCUK GELİŞİMİ VE ÇOCUK EĞİTİMİ

Ankara Çocuk Oyun Alanı Olan Restoranlar

e-Posta Yazdır PDF

Ankara’da Çocuk Oyun Alanı Bulunan Restoranlar Rehberi

Özellikle 2-6 yaş grubu küçük çocuğa sahipseniz dışarıda yemek yemenin  zorlu bir süreç olduğunu biliyorsunuzdur. Siz çocuğunuza yemek yedirmeye çalışırken çocuğunuz  azimle tabağına çatalına vurarak eğlenir yada yemeği beğenmediği için son ses ağlamaya başlayabilir. Etrafınızı , bu çocuklar ne zaman susacak veya ne zaman kalkıp gidecekler diye bakan insanlar sarmış gibi hissedersiniz. İşte bu süreci göz önünde bulundurarak Ankara’da çocuklarınızla birlikte rahatlıkla yemek yiyebileceğiniz , çocukların da yemek sonrasında oyun alanında  eğlenceli zaman geçirebileceği çocuk dostu restoranların listesini sizlere sunuyoruz.  Ankara’da Çocuk Oyun Alanları genellikle 3-6 yaş grubu için düzenlenmiş. Bazı restoranlarda ise daha büyük yaş grubunda bulunan çocuklar için de alternatif sunmuşlar.

Listemizi alfabetik olarak hazırladık ve restoranların sunduğu hizmetleri de ayırt edebileceğiniz küçük simgeler yerleştirdik. Umarız sizler içinde faydalı olur.  Eğer unuttuğumuz aklınıza gelen restoran varsa bizimle paylaşmanızı rica ediyoruz.

Devamını oku...
 

ÇOCUKLARLA EVDE YAPILACAK AKTİVİTELER

e-Posta

Anne Babaların Çocuklarla Yapabileceği 20 Etkinlik

Çocuğun önüne oyuncaklarını koyan anne, istediği bilgisayar oyununu alan baba aslında çocuğunuzla ilgilenmiyorsunuz!

Yoğun iş temposunda kendine bile vakit ayıramayan anne-babalar çocuklarıyla çok az ilgileniyorlar.

Anne babalar çocuklarıyla yakından ilgilenmeli. Çünkü ilgi görmeyen çocuklar gitgide içine kapanıyor çareyi televizyon, telefon ve bilgisayarlara sarılmakta buluyor. Evde çocuğunuz yapabileceğiniz basit ama eğlenceli birçok aktivite var.

Devamını oku...
 

HAYVAN SESLERİ (Okul Öncesi)

Yazdır

 

HAYVAN SESLERİ (Okul Öncesi)

Bu oyun, çocuklara hayvan seslerini öğreten eğlenceli ve eğitici bir uygulamadır.
Oyunda kedi, at, tavuk, ördek, inek, köpek, hindi, keçi, horoz, yunus, maymun, fil gibi hayvanların sesleri yer almaktadır.
Yüksek kaliteli hayvan sesleri ve sempatik görsel grafikler kullanılmıştır.

Devamını oku...
 

Feza Gürsey Bilim Merkezi

Yazdır

Feza Gürsey Bilim Merkezi, 23 Nisan 1993 tarihinde açılmış olup, Türkiye’nin ilk Bilim Merkezi uygulamasıdır.

Adını, uluslararası bilim camiasınca tanınan, çeşitli uluslararası ödüller almış ünlü bir bilim insanımız olan Feza Gürsey’den alan ve Türkiye'nin ilk bilim merkezi olan Feza Gürsey Bilim Merkezi; Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin eğitime katkı hedefleri doğrultusunda, 23 Nisan 1993 tarihinde kurulmuştur. İçinde yer alan yaklaşık 50 parçalık deney seti ile her yaştan ve her meslekten kişilere, meraklılara ve araştırmacılara sunulan merkez, yeni sergi tasarımları ile gelişmekte, ziyaretçilerini "Bilim Merkezi" kavramının sunduğu o muhteşem dünya ile karşılamaktadır. Elektriğin günlük yaşamımızdaki etkilerinden yıldırımın oluşmasına, sıcak hava balonundan yerçekimine, algılama ve uzaya ilişkin kavramlara kadar pek çok bilimsel ve teknik konuda ziyaretçilere deneyler yapma, eğlenerek öğrenme imkanları sağlar. Bütün deney setlerinin ziyaretçilerin emrine sunulduğu merkezde, rehberler herkese yardımcı olmakta, cana yakın bir ev sahipliği yapmaktadırlar.

Neler Var

Feza Gürsey Bilim Merkezi’nde göreceğiniz ve yapacağınız çok şey var! Sergi salonlarımızdaki 60’dan fazla etkinliklerimizde her yaş için bir şey var!

Devamını oku...
 

Bir Öğrenci Annesi

Yazdır

Bir öğrenci annesinin, veli toplantısı sonrası yazdığı yazı

14 Ekim 2016 Cuma, nazanyildız

Benim görüşmelerim pek üç dakikayı geçmedi çünkü hemen hepsinde aşağıda yazacağım aynı konuşmaları yaptık. İçeri giriyorum, kendimi tanıtıyorum. Öğretmen listesinden öğrenciyi buluyor ve başlıyor ;

“ Hoş geldiniz, oğlunuz çok akıllı bir çocuk. Arkadaşlarına ve bizlere karşı duyarlı ve saygılı. Not ortalaması şöyle, ama ödevlerini sıkı takip etmiyor. Lütfen siz takip edin.”

Dinliyorum, son cümleye kadar.

“ Ben ödev takip etmem Hocam. Kendisi yapar ise yapar, yapmaz ise sizin göstereceğiniz tepkiye ve sonuçlarına katlanır.” “ Ama biliyorsunuz bizim okulumuzun velilerinde ödevleri takip edebilmesi için bir sistem var. Bunu yapmanız için kuruldu bu sistem.”

“ Evet o sistemi duydum ve henüz hiç bakmadım. Bakmayı da düşünmüyorum. Ödevleri takip etmesi gereken kişi oğlum ve kontrolde sizin işiniz, benim değil.”

“ Peki, bunu neden yapıyorsunuz ?”

“ Hocam, ben de eğitimciyim ve ödevin aile de bir soruna dönüşmesine karşıyım. Tamam tekrar öğrenmeyi pekiştirmesi açısından yararlı ama kontrolcüsü veli olmamalı. Kontrol veliye bırakıldığında ve bu konuda takip veliden beklenildiğinde evde bazı sorunlara sebep olabiliyor. En basiti anne-baba ve çocuk arası her akşam bir ödev gerginliği yaşanıyor. Tüm günü okulda geçiren çocuğun bir de evde sınırlı zaman geçirdiği anne-babası ile ödev yüzünden sorun yaşamasını doğru bulmuyorum. Ben her akşam oğluma yapması gereken ödevleri var ise yapmasını hatırlatır ve bırakırım. Yapmaz ise okulda ki sonuçlarına katlanacağını bilir.”

Devamını oku...
 

KARDEŞ KAVGALARI İLE EBEVEYNLER NASIL BAŞEDEBİLİR?

Yazdır

Her ebeveynin yönetmekte zorluk çektiği problemlerden bir tanesi, kardeşler arasındaki çekişmelerdir.

Genellikle “paylaşma” konusunda yaşanılan problemler, doğru yöntemle çözüm üretilmediğinde, ileriki yıllara da yansıyan bir soruna dönüşür. İşte bu konuda anne babaların bilmesi gerekli olan 10 önemli madde:

1. Çözümü çocuktan beklemeyin.

Kardeş çekişmelerinin genelde en mağduru, büyük çocuktur.

Ebeveynler küçük olanın isteğinin yerine gelmesi ve susması için büyükten yardım isterken, çoğu defa büyüğün hakkını elinden aldıklarının farkına varmazlar.

Kardeş çekişmelerinde kimden yardım isteneceği değil, yardım istenecek konuda adalet önemlidir.

2. Bağırtıya yenik düşmeyin.

Ev bir dinlence ortamıdır. Bu dinlencelerde genellikle çocuklardan bir tanesinin ve genellikle hep aynı çocuğun bağırtısı anne babayı tetikler. Kısa sürede çözüm üretmeye çalışan anne babalar, genellikle bağırtıyı susturmak üzere çözüm üretme yanılgısına düşerler. Hâlbuki bu tutum, ilerisi için oldukça yanlış bir pedagojik tutumdur. Zaman ne kadar dar olursa olsun ebeveynler bağırtıyı susturmak amacıyla değil, adaletli bir çözüm üretmek üzere hareket etmelidir.

3. Zamanı planlayın.

Devamını oku...
 

Okula başlayan çocuğa nasıl davranmalı

Psikiyatrist Dr. Alper Hasanoğlu, okula ilk kez gidecek çocukların ayrılma korkusu yaşayabileceğini belirterek, ''Bu nedenle annelerinin okulda kalmalarını, sınıfta oturmalarını isteyebilirler. Veliler bunu bir sorunu olarak görüp, çocukları azarlayarak, cezalandırarak tepki göstermemelidir'' dedi.

Hasanoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, okulla ilk tanışacak birinci sınıf öğrencilerinin korkularının çeşitli şekilde ortaya çıktığını belirterek, şöyle konuştu:

''Okula ilk kez gidecek çocukların ayrılma korkusu olabilir. Bu nedenle annelerinin okulda kalmalarını, sınıfta oturmalarını isteyebilirler. Veliler bunu bir sorunu olarak görüp, çocukları azarlayarak, cezalandırarak tepki göstermemelidir. Çünkü ayrılma korkusu anne-baba ve çocuk arasında güvenli bir bağlanmanın oluşmadığının da işareti olabilir. Belli bir süre sabır ve empatiyle çocuğa yaklaşılmalı, eğer bir-iki haftadan uzun sürüyorsa profesyonel destek alınmalıdır.''

Okula ilk kez gidecek çocuklar ayrılma korkusu yaşayabilir.

Kızının ilkokul birinci sınıfa başladığı gün, bir annenin bazı veli ve öğrenciler önünde endişeli bir yüz ifadesiyle çocuğuna sarılıp, öğretmenine ''Benim oğlum yalnız kalmaktan çok korkuyor. Ne yapmalıyız sizce?'' diye bir soru yönelttiğini anlatan Hasanoğlu, ''Çocukların korkuları doğru olsa bile, hem kendi yanlarında, hem de diğer öğrencilerin önünde dile getirilmesi büyük bir hatadır. Bu tutum çocuğu diğerlerinin önünde küçük düşürür. Ayrıca pek de var olmayan bir korkunun çocuğun yüreğine ekilmesine de neden olur'' dedi.

OYUN VE ÖDEV DENGESİ

Hasanoğlu, çocuklarda aylar düzeyindeki yaş farkının bile önemli olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

Devamını oku...
 

Çarpım Tablosu - Öğrenmenin Bir Yöntemi

e-Posta

Çarpım tablosunu ezberlemekte zorlanan çocuklar için eğlenceli bir yöntem.

Devamını oku...
 

Çocuğunuzla Doğru İletişim Kurmanın Yolları

Yazdır PDF

Çocuğunuza onu sevdiğinizi söyleyin. Çocuğunuza gün içerisinde ufak tefek de olsa sorumluluklar verin.

Çocuğunuz yanlış bir davranış sergilediğinde çocuğunuzu azarlamayın. O durum içerisindeki önce olumlu davranışlarını söyleyin. Daha sonra olumsuz davranışlarını nedenleriyle birlikte anlatın, açıklayın, azarlamayın.

Çocuk için annenin yeri ayrıdır, babanın yeri ayrıdır. Bu nedenle birbirinizin rollerini çalmayın, ben daha fazla vakit geçirim demeyin. Çocuklar sadece annesini ya da babasını değil ikisini birden yanında ister. Rutin aktiviteler yapın.


Bir şeyi yapsın diye geçici kurallar koymayın. Bir kural koyuyorsanız onu sürekli uygulayın. Sizi sağladığınız tutarlılık sayesinde çocuğunuzda doğru davranış yerleşecektir, oturacaktır. Koyduğunuz kuralları uygulayın.

Devamını oku...
 

Anne sütü alan bebeklerin ilk yıl gelişimi

Yazdır

Anne sütü alan bebeklerin ilk yıl gelişimi

Yazar: Natalya Arslantürk

Pek çok anne sırf anne sütüyle beslenen çocukların gelişmesinin ve büyümesinin mamayla beslenen çocuklara göre değişik olduğunu farkına varmaktadır.
Doktorların kullandığı çocuk gelişme ve büyüme kalıpları, mamayla beslenen çocukların gelişmesi takip edilerek oluşturulduğu için anne sütüyle beslenen çocuklara uygun değildir. Bu kalıplara bakarak bazı anneler çocuklarına sadece anne sütü vermektense gereksiz yere mama vermeye veya anne sütüyle beslemeyi tamamen kesip “yetişkin yemeklerine” yani ek gıdaya başlamaktadır. Bebeğin emdiği süt miktarının ölçülmesi ve sütün yeterli olup olmadığını nasıl anlamak gerektiği konusunda çoğunlukla bilgi olmadığı için bu yanlış davranışlar artmaktadır. Bebek 3- 4 aylık olana kadar anne vücudunda bebek için yeterli süt oluşmaya başlar. Bu yüzden de memeler eskisi gibi sertleşmez ve bazı anneler sütünün bittiğini düşünerek ek gıdalara başlar.

Bu yazıda, anne sütüyle beslenen çocukların kilo alma özelliklerinden, anne sütünün bebeğin normal gelişmesi ve büyümesi için yeterli olup olmadığını nasıl anlamak gerektiğinden, annelerin sütün yetmediğini düşünerek yaptıkları yanlışlıklardan söz edeceğiz. Çoğu anne-baba için anne sütünün yeterli olduğunu gösteren işaret bebeğin kilo almasıdır. İlk 3-4 ayda bebeğin ağırlığı hızla artar, 5. ayda ise bebeğin kilo alma hızı azalır ve genelde anneler bu azalmaya hazır değildir. Anne sütünün yeterli olduğunu gösteren başka işaret yok ise (bunlardan daha sonra söz edeceğiz) anne bebeğinin bu kadar az kilo almasına üzülerek ek gıdaya başlamaya karar verir. Bundan dolayı ek gıdalara başlamak gerçek kilo kaybına yol açar. Sık-sık emzırmek yerıne anne az emzirip bebeğe mama ek olarak verıyorsa bu beslenme tarzı bebeğin kilo kaybına ve anne sütünün azalmasına yol açar   Dahası anne sütünün azalması bebeğin besin kalitesini de düşürür. Dolayısıyla bebeğin beslenmesinde mama ve ek gıda kullanılmaya başlanması sonucunda anne umduğunun tam tersine bebeğin büyüme ve gelişmesine engel olmuş olur.

Bebeğin kaç gram aldığı ve boyunun kaç santim uzadığı genelde doktorun muayenehanesinde öğrenilmektedir, fakat anne sütünün yeterli olduğunu gösteren ve ne kadar sık emzirmek gerektiğini gösteren yöntemler vardır.

Bebeğin altıncı ayında ek gıdalara başlayıncaya kadar anne sütünün yeterli olduğunu gösteren işaretler: emzirme sıklığı, bebeğin çiş ve kaka yapma sıklığı, onun genel durumu ve keyifleridir.

İşeme sıklığının normları

Aşağıda gösterdiğimiz anne sütünün yeterli olduğunu gösteren işaret ve rakamlar bebeğin anne sütü dışında (su, mama, başka bir kişinin sütü) başka bir şeyle beslenmediği düşünülerek gerçeği yansıtan rakamlardır. Bebeğin ilk günlerde 1-2 çocuk bezi kirletmesi normaldir, o dönemde bebeğin çiş yaptığını fark edebilmek bile zordur. Annesinin sütü gelince (vücudunda süt oluşmaya başlayınca) bebek daha çok süt tüketmeye başlar, böylece daha çok çiş yapar, bezinin ağırlığı da artar.

Devamını oku...
 


Sayfa 6 / 14