Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Sitesi

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
ÇOCUK GELİŞİMİ VE ÇOCUK EĞİTİMİ

Hurmanın Doğuma Faydası

Yazdır

Hurma rahim kaslarını etkileyip canlandırırmış ve hareketini düzenlermiş. Aynı zamanda bağırsak ve doğum kanallarını temizlemesi hasebiyle de doğum yapacak kadınlar için çok faydalı bir yiyecekmiş. Bu rahime olan etkisinden dolayı da hamileliğin son haftalarında, doğumun kolay geçmesine yardımcı olması için kadınlar bol bol hurma yermiş. O kadar araştıran, okuyan, ssvd yapan biri olarak bu bilgiye yeni ulaşmış olmak beni üzse de, nasipmiş diyorum (artık kısmetse üçüncüye uygularım) ve benim gibi geç kalanlar olmasın diye siz blog okurlarının istifadesine sunayım bu bilgiyi dedim.

Ben hep Meryem Suresi’ndeki doğum olayının anlatılışında, “hurma ağacının gövdesine tutunarak acı çeken Meryem”i anımsar, ayetin doğumun nasıl da zor ve sancılı olduğuna vurgu yapmaya çalıştığını düşünürdüm; üstelik de Meryem “N’olaydım, keşke bundan önce öleydim de unutulup gidenlerden olaydım” diyorken. Oysa ayetin devamı aklımda kalmamış, onu atlamışım: Haydi, hurma dalını kendine doğru çekerek silkele, üstüne taze ve olgun hurmalar dökülsün; sonra da ye, iç, gözün aydın olsun!

Benim için çok mucize dolu bir bilgi oldu bu, geç de olsa edindiğim. sizin için umarım geç değildir ey sevgili gebe okurlarım :)

Devamını oku...
 

Çocuk Yetiştirmeyle İlgili Doğru Bilinen 8 Yanlış

e-Posta Yazdır

Geçmişten günümüze kulaktan kulağa aktarılan birçok bilgi, çevrenin yönlendirmeleri veya günümüzün bilgi kirliliği, çocuk yetiştirirken annelerin doğru bilgiye ulaşmalarını kimi zaman engelleyebiliyor. Peki doğru bildiğimiz bu yanlışlar hangileri? Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ve Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Doç. Dr. Neşe Karaaslan Bıyıklı, çocuk sağlığıyla ilgili annelerin en sık karşılaştıkları doğru bilinen yanlışları anlatıyor:

1- BEBEK FAZLA KUCAĞA ALINMAZ, ALINIRSA KUCAĞA ALIŞIR!

Yenidoğan bebeğinizi emzirmek, altını değiştirmek, sevmek, okşamak, konuşmak için kucağınıza almalısınız. Anne ile Bebek arasında kurulacak sevgi ve güven bağı için bu çok önemlidir. İstekleri karşılanan, sevgi ve güven hisseden bebeğinizi daha ileri dönemlerde uyku, beslenme gibi durumlar için belirli bir düzene alıştırmak daha kolay sağlanır. Özellikle ilk üç ay bebeğinizi sık sık kucağınıza alın.

2- ŞİŞMAN ÇOCUK SAĞLIKLIDIR!

Şişmanlık sağlık değil, sağlıksızlık göstergesidir. Hem çocukluk çağı hem de erişkin dönem için hipertansiyon, damar sertliği, şeker hastalığı, ortopedik bozukluklar, pişik, solunum yolu enfeksiyonları, psikolojik bozukluklar gibi birçok hastalıkla ilişkisi saptanmıştır. Dengeli beslenenen çocuk zayıf da olsa sağlıklıdır.

Devamını oku...
 

Samiha Ayverdi'den Annelere

e-Posta

ANNELERE

Çocuk yetiştirmenin aileye yüklediği mesuliyetler arasında hiç şüphesiz büyük pay anneye düşmektedir. Bu mesuliyetler arasında ilk göze çarpan, çocuğa tuvalet terbiye ve âdabı kazandırmaktır. Çocuk, anasının işleyip pekiştirdiği bu terbiyeyi iyice benimseyinceye kadar onu takip etmek annenin vazifeleri cümlesindendir. Öyle ki, çocuk artık kendi başına tuvalete girmeye başladığı zamandan itibaren anası dört gözle onu kollamaya mecbur sayılır. Tuvaletten sonra nasıl temizlendiğini, ellerini hakkıyla yıkayıp yıkamadığını ve klozeti temiz bırakıp bırakmadığını kontrol etmedikçe çocuk bu titizliği kazanamaz.

Yazlık evimizde bir komşu kızı ile salıncakta kolan vurduğumuz sırada, ileri geri gidip gelen salıncakta sallanırken kızın çamaşırından çıkan pis koku beni öylesine rahatsız etmişti ki, nihayet eğlencemizin en tatlı ânında hızımı kesip arkadaşımın da buna mecbur olması ile salıncak sefasına son vererek bu mide bulandırıcı sefadan vazgeçmiş olduğumu hatırlamaktayım.

Devamını oku...
 

Nazik Erik - Ailede Eğitim

e-Posta

AİLEDE EĞİTİM

Bir bakıma insancıl, bir bakıma bencil; bir yanda müşfik, bir yönden gaddar, acımasız bir dünyada yaşıyoruz. Günümüzün medenî âlemi bir taraftan atomu geçip hidrojen bombası imal eder, öldürmek için yeni yeni zehirli araçlar geliştirirken bir yandan silâh tahdidine girişiyor. Bir yandan göklere fırlattığı casus uydular ile milletlerin kendi sınırları içindeki huzur ve emniyetlerini selbederken öte yandan bütün dünyaya şamil bir insan sevgisinden dem vuruyor. Emeğini, toprağını, rahatını, hayatını sömürmeğe kastettiği topluluklara dostluk, kardeşlik davetleri sunuyor. Ve bu dünyada tabiat, eşya kadar fezayı da kucaklıyan günümüzün ilmi, işte bu teknik ve tefekkürün elinde yine de toplumlara, dolayısıyle insana, yeni yeni ufuklar açıyor.

GÜNÜMÜZÜN KAOSU ve İNSAN

Yıkılış ve yapılışların ortasındayız. Ve bu ilim - fikir- felsefe kaosu içinde bilinen, görülen, duyulan, düşünülen her ne varsa sanki yeni bir düzen, yeni bir üslûp ihtiyacını hissettiriyor. Günümüzün medeniyyeti, tefekkürü yeni bir değerler nizamı kurma peşinde. Onun için bugün etrafımızdaki canlı cansız herşey yeniden bir araştırma konusu oluyor. Hemen hemen her tarafta ve her yönü ile değişen bir dünyada yine de sabit kalan, değişmeyen bir mihver var: İnsan! Dün nasıl ise bugün de ilim, teknik, felsefe, insan mihrâkı etrafında dönüyor. Bir taraftan imha ederken diğer taraftan ihyâya çalışılıyor. Bugün de insan ve insanın mutluluğu, bir ilmî tetkik konusu olmaktan öte tahakkuku gaye edinilen ciddî bir hedeftir.

Bu yolda uğraşan, didinen sadece ilim adamları değil. İlim adamlarını basamak edinen kuruluşlar da var! Maddî-manevî sebepler yanında çeşitli menfaatler milletleri, birbirini yıkan insanı bilmeğe, insanı bulmağa, dolayısıyla insanı sevmeğe sevketmektedir. Bu tutum ve davranışlar ve bunu iş edinen kuruluşların gayretleri, günümüzün çıplak gerçekleri karşısında bir tesellidir. Hiç şüphesiz yarınlar için de bir ümit. 1979'un Uluslararası Çocuk Yılı olarak tahsis ve teşebbüsünün dünyaca kabul edilmesi bu şartlar ortasında değerlendirilmelidir.

Devamını oku...
 

Demir Eksikliği Zekâ Geriliği Nedeni

Yazdır

Demir eksikliği zekâ geriliği nedeni

Huzursuzluk, iştahsızlık, çok uyuma, halsizlik ve çabuk yorulma… Bunlar bebeklerde ve çocuklarda görülen demir eksikliğinin en önemli belirtileri arasında.

İSTANBUL - Pek çok hastalığa işaret eden demir eksikliği, zekâ geriliğinin de nedenleri arasında gösteriliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Aslı Toros, anne sütüyle beslenemeyen bebeklerde demir eksikliği görülebildiğini söylüyor.

Kansızlığın her yaşta ortaya çıkabilen bir sorun olduğunu ancak özellikle bebeklik ve çocukluk çağında daha sık rastlandığını belirten Dr. Toros, çocuklarda demir eksikliğinden kaynaklanan sorunlar ve sorunun tedavisi hakkında şu bilgileri veriyor:

“Demir eksikliğinin temel sebebi bebeğin anne sütü almaması ve demirden eksik gıdalarla beslenmesidir. Demir eksikliğine bağlı kansızlık basit bir sorun değildir. Sadece fiziksel rahatsızlıklara neden olmakla kalmayıp, bebeklerde zekâ düzeyini de etkilemektedir. Bu nedenle ailelerin, bebek ve çocuklarında sık görülen kansızlığın belirtilerini iyi gözlemlemesi ve zamanında uzmana başvurması gerekmektedir.

Devamını oku...
   

100 Temel Eser

100 Temel Eser, Türkiye Cumhuriyeti 59. Hükumeti Millî Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) ortaöğretim kurumlarındaki öğrencilere hem Türk Dili ve Edebiyatı dersi müfredatı ile ilişkilendirilerek okutulması hem de boş zamanlarını değerlendirmek üzere öncelikle baş vurabilecekleri kaynak eserler olarak tavsiye edilmesi için derlenmiş edebi eserlerdir. Bu liste, Millî Eğitim Bakanı Doç. Dr. Hüseyin Çelik tarafından 19 Ağustos 2004′te yayımlanan bir genelgeyle kamuya açıklanmıştır. Ayrıca bu genelgede, ilköğretim okulları için de benzer bir eser listesinin hazırlanıp yayımlanacağı ifade edilmiştir .

TÜRK EDEBİYATI

1. Kemal Atatürk – Nutuk
2. Kutadgu Bilig’den Seçmeler
3. Dede Korkut Hikâyeleri
4. Yunus Emre Divanı’ndan Seçmeler
5. Mevlana – Mesnevî’den Seçmeler
6. Nasreddin Hoca Fıkralarından seçmeler
7. Divan Şiirinden Seçmeler
8. Halk Şiirinden Seçmeler
9. Evliya Çelebi – Seyahatnâmesi’nden Seçmeler

Devamını oku...
 

Hayvanat Bahçesi’ne Girişler Ücretsiz Oldu

Yazdır

BüyükŞehir Belediyesi, Atatürk Orman Çiftliği İçerisindeki Hayvanat Bahçesine Girişleri Ücretsiz.

Ankara Büyükşehir Belediyesi, Başkent’in diğer tüm park ve mesire alanlarında olduğu gibi Hayvanat Bahçesi’ne girişleri de ücretsiz yaptı.

Büyükşehir Belediyesi, Atatürk Orman Çiftliği içerisindeki Hayvanat Bahçesi’ni 19 Ekim 2011 tarihinde devir aldıktan sona giriş ücretini kaldırmıştı. İçerisinde de yeni düzenlemelere gidilecek olan Hayvanat Bahçesi artık vatandaşlar tarafından ücretsiz olarak gezilebiliyor.

Devamını oku...
 

Hamilelikle ilgili Tüm Soruların Cevapları Burada

Hıfzısıhha Merkezi Başkanlığı, Hamilelik ile ilgili konularda internet üzerinden anne adaylarının bilinçlendirilmesine yönelik danışma hizmeti vermeye başladı. Bu kapsamda internet portalı üzerinden hamilelik süreci ve emzirme süreci ile ilgili tüm sorulara cevap veriliyor.

İnternetin çağımızın en büyük bilgi kaynaklarından biri haline geldiği artık su götürmez bir gerçek. Ancak aynı zamanda internet, bilgi çöplüğü konumuna da gelmiş durumda. Yani hangi bilginin doğru, hangi bilginin yanlış olduğunu farkedememeniz durumunda özellikle sağlık ile ilgili durumlarda geri dönülmez hatalar yapılabiliyor. Bu durumun farkında olan bir çok kurum ve kuruluş, gerçek ve doğru bilgiyi vatandaşlara ulaştırmak için yoğun bir çaba sarfediyor. Bu kurumlardan biri olan Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi Başkanlığı http://turktedam.rshm.gov.tr internet adresi üzerinden hamilelerin ve meraklıların tüm sorularını yanıtlıyor.

Devamını oku...
 

Helâl - Haram

Yazdır

ŞEYH VEFA

Asıl adı Mustafa idi ama, işte beş yüzyıldır, adını verdiği koca bir İstanbul semtinde, vefanın, insan sevgisinin, güzelliğin temsilcisi olarak yaşıyor.

İstanbul semtlerine, fetih günlerinden başlayarak verilmiş isimlerin her birinin bir hikâyesi, bir anlamı, bir canlılığı vardır.

...Asıl adı Mustafa idi, dedik. İstanbul'a renk ve kişilik veren ululardandı ama, doğumu istanbul değil, Konya idi. Mustafa daha küçücük bir çocukken güzelliği ve bu güzelliğin etrafa saçtığı ışıkla, seçilmiş bir çocuktu. Bir gören bir daha başnı çevirir bakar, sonra, dikkatli ve ihtiyatlı bir kimseyse «Maşallah!» der, bununla da yetinmez, Allah'ın lütuflarına karşı hayretle başını sallar, «Maşallah»ına bir de «Suphanallah» eklerdi. Böyle bir çocuktu.

Anası, babası, Konya'nın tanınmış, sayılan ve sevilen insanlarıydı. Haramı helâlden seçmesini bilen erdemli, hâl ehli kimselerdi.

Mustafa, biraz boylanıp poslanıp mahalleye, diğer çocukların içine karıştığı zaman arkadaşları onu çok sevdiler. Yaramaz, atik-tetik bir oğlandı. Ancak bir huyu vardı. Nerede kırbalarını doldurmuş bir saka görse, dayanamaz, ne yapar, ne eder kırbayı deler, zavallı sakacığın kârına kesat karıştırırdı. Bir, iki derken, çocuk bunu iyice zevk edinmişti. Elinden kimse kurtulamıyor, kaçınca kimse tutamıyordu. Hiç bir saka da bu güzel yüzlü çocuğa el kaldırıp, onu bir güzel pataklamaya kıyamıyordu. Sonunda sakalar toplanıp, mahallenin büyüklerinden birine durumu anlattılar. O da, akşam üzeri, güzel Mustafa'nın babasını çağırıp, oğlunun yaramazlığını hikâye etti ve nazik nazik tembihledi: «Canını yakmadan, sen onu biraz korkutuver».

Devamını oku...
 


Sayfa 8 / 14