Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Sitesi

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
ÇOCUK GELİŞİMİ VE ÇOCUK EĞİTİMİ

Ahlak Gelişimi - Tanımı ve Önemi

Yazdır

Tanımı ve Önemi

Ahlak gelişimi, bireyin toplumun değer yargılarını benimseyerek içinde bulunduğu çevreye uyumunu ve kendi ilke ve değer yargılarını oluşturmasını amaçlayan bir süreç olarak tanımlanır. Ahlak gelişimi, topluma nasıl davranılması gerektiğinin farkında olmaktır. Bireyin doğuştan getirdiği gizli güçlerin etkisi ile toplumda var olan iyi-kötü ya da doğru-yanlış kavramlarının inanç, huy, tutum, alışkanlık, adet, gelenek, görenek gibi manevi değerleri oluşturan değerlerin tümüdür.

Ahlak gelişimi; toplumun tüm değerlerine olduğu gibi uyma değil, topluma etkin bir uyum sağlamak için kendi değerler sistemini oluşturma sürecidir. Birlikte yaşadığımız insanlara karşı görevlerimizi, sorumluluklarımızı öğrenmek ahlaki gelişimin bir parçasıdır. Ahlak gelişiminin birincil hedefi, bireyin evrensel ilkeler, yanlış-doğru, hak ve adalet kavramları doğrultusunda kendi doğrularını ve ilkelerini geliştirmesidir. Ahlak gelişimi; bireyin küçük yaşlardan başlayarak toplum tarafından beğenilen, kabul edilen doğru davranışları yapmasıdır. Çevreden gelen tepkilerle belirlenen davranışlara ilişkin izlenim ve bilgiler ahlaki davranışlara ve ahlak kurallarına temel olur.

Devamını oku...
 

Piaget’e Göre Ahlak Gelişimi

Yazdır

Piaget’e Göre Ahlak Gelişimi

Piaget, çocukların ahlak gelişimi konusunda çalışan ilk araştırmacıdır. J.Piaget; ahlak gelişiminin, bilişsel gelişime paralel olarak geliştiğini ve belli bir sıra izleyen dönemler içinde ortaya çıktığını söylemektedir. Yaşı ne olursa olsun her bireyin bilişsel gelişimin en son basamaklarına kadar ulaşabilmesi beklenmemelidir. Biyolojik olgunlaşma ile öğrenme yaşantıları birlikte, bilişsel gelişimde ulaşabilecek düzey üzerinde belirleyici olmaktadır.

Aynı durum ahlak gelişimi için de söz konusudur. Piaget’e göre çocukların doğru ve yanlışa ilişkin yargıları ve kuralları yorumlama biçimleri yaşlara göre değişiklikler göstermektedir. Piaget ,çocukların ahlak gelişimini incelerken çocukların 6 yaşına kadar oyun kuralları olmadığını, oyunları diğer çocuklardan öğrendikleri gibi oynadıklarını, ancak 2-6 yaş arasında çocuklar bazı kuralları fark etmeye başlayarak ne anlama geldiğini ya da ne amaçla konduklarını bilmeden bu kurallara uygun davranışları taklit ettiklerini belirtmiştir. 6 yaştan sonra çocuklar, kuralları izlemede ya da uymada tutarsızlık gösterse bile

kuralların ne anlama geldiğini kavramaya başlamışlar. Bu yaşlarda çocuklar, kuralların değiştirilemez olduğuna inanmakta ve hiç sorgulamadan bu kurallara uygun davranmaktadırlar. Piaget’e göre 10 yaşlarına kadar çocuklar oyunlar dışında kurallara uyarlar. Fakat kuralları koyan kişiler olmadığı zamanlarda bu kurallara uymayabilirler. Örneğin çikolata yemesi yasaklanan bir çocuk, annesi ya da babası yokken çikolata yiyebilir.

Devamını oku...
 

Bursa Hayvanat Bahçesi

Yazdır

Bursa Hayvanat Bahçesi

Bursa Hayvanat Bahçesi, dünya standartlarında modern bir bahçe olarak projelendirilerek, 206.600 m²’lik bir alana kurulmuştur. İdari binalar, hayvan mutfağı, hayvan kliniği ve rehabilitasyon merkezi bölümleri, sosyal tesisleri ve eğitim üniteleri ile bir bütün olan bahçemizde 11 adet gölet 2000 adet ağaç, 50 000 çalı, 150 000 yer örtüsü bitkisi, bulunmaktadır. Doğal yaşama benzer ortamlar oluşturulan barınaklarda çoğunluğu ülkemize özgü olan 76 türden yaklaşık 600 adet hayvan bulunmaktadır. Su kuşları kafesi, aslan barınağı ve Afrika savanası Avrupa’nın en iyi örnekleri arasında gösterilen hayvanat bahçemizde, çocuk hayvanat bahçesi bölümünde yer alan ve Türk mimarisini yansıtan Cumalı Kızık evleri de oldukça dikkat çekicidir.

Bursa Hayvanat Bahçesi açılış-kapanış saatleri

Devamını oku...
 

Ankara Oyuncak Müzesi

Yazdır

Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi "Oyuncak Müzesi"

Eğitim Bilimleri Fakültesi Oyuncak Müzesi 20 Nisan 1920'de açıldı. Temel işlevi hızlı toplumsal değişim içinde kaybolmakta olan oyuncakları korumak olan müze, aynı zaman da bir araştırma ve eğitim merkezi olarak da hizmet vermektedir. Halen bin beş yüz oyuncak bulunan müzede oyuncaklar dört ana grupta toplanmaktadır.

I. Geleneksel Oyuncaklar: Daha çok oyuna bağlı, yerel, mevsimlik, el yapımı oyuncaklar: Uçurtma, sapan, çember, topaç, bez bebek, beşik, yürüteç, vb.

II. Fabrikasyon Oyuncaklar: Sanayi ürünü olan bu oyuncaklar yapıldıkları malzemeye göre sınıflandırılmıştır:

1. Tahta Oyuncak: Çeşitli arabalar, evler, hayvanlar, vb. İlk fabrikasyon tahta Türk oyuncağı (1938) örnekleri de bu grupta yer almaktadır.

2. Teneke Oyuncak: Araba, tren, kamyon, çeşitli hayvanlar, mutfak eşyaları, kurşun askerler, vb. Bu grupta en eski (1933) Türk teneke oyuncaklarından örnekler bulunmaktadır.

3. Kağıt Oyuncak: Kartondan ve kağıttan üretilen çeşitli oyuncaklar.

Devamını oku...
 

Darıca - Boğaziçi (Faruk Yalçın) Hayvanat Bahçesi

Yazdır

Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi ve Botanik Parkı

1990 yılında  Darıca Bayramoğlu bölgesinde ilk Türk Özel Hayvanat Bahçesinin kurulmasına başlanılmış ve başlangıçta bir kuş parkı olarak Kuş Cenneti ismi altında kurulan parka bütün dünyada mevcut en önemli kuş türlerinin edinilmesine başlanılmıştır. 1993 yılında park, gelişmesine devam etmiş ve 80.000 m2 lik alan üzerinde bugünkü ‘Boğaziçi Hayvanat Bahçesi Botanik Parkı ve Kuş Cenneti’ nin kurulup halk hizmetine sunulmasını sağlamış ve Avrupa Hayvanat Bahçeleri arasına asil üye olarak girme başarısını göstermiştir.

Hayvanat bahçesinde pek çok yeni kuşla tanışabilirsiniz: Beo, Buserus Rinoseros, Büyük Boynuzlu Gergedan, Cennet Turnası, Emu Deve Kuşu, Fare Şahini, Flamingo, Golilat Balıkçıl Kuşu, Gri Papağan, Kaya Kartalı, Kelaynak, Nandu Güney Amerika Deve Kuşu, Penguen ve Puhu Baykuşu. Baboon, Bengal Kaplanları, farklı çeşitlerde maymunlar, Korsak Tilkisi, Lama, Poni Atları, Sibirya Kaplanı, Vaşak, Yaban Domuzu ve Zebra da parkta yaşayan memeli hayvanlardan bazıları... Açık akvaryumlarda daha önce görmediğiniz balık türleri bulunuyor.

Parkta hem çocukları hem de büyükleri yeni keşifler bekliyor. Park şehir hayatında doğayı sadece kitaplardan, resimlerden, filmlerden tanıyan çocuklara hayvanları ve bitkileri yakından tanıma fırsatı sunuyor. Ayrıca bir de Çocuk Oyun Bahçesi var.

Devamını oku...
 

Ankara Hayvanat Bahçesi

Yazdır

Ankara Atatürk Orman Çiftliği Hayvanat Bahçesi

Tarihçesi

Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü'ne bağlı hayvanat bahçemiz, ilk defa 1933 yılında, müdürlük binası arka tarafında kurt, tilki, çakal, ayı, domuz, süne, kımıl vb. gibi tarıma ve halka zarar veren hayvanların teşhiri amacıyla kurulmuştur. Çeşitleri az olmakla birlikte, bu minyatür hayvanat bahçesinde ki hayvanlara karşı halkın aşırı ilgisi dikkatleri çekmiş ve düzenli bir hayvanat bahçesinin kurulmasının gereği ortaya çıkmıştır. Bunun üzerine Ulu Önder Atatürk, zamanın Tarım Bakanı Muhlis ERKMEN' e, daha modern bir hayvanat bahçesi kurulması direktiflerini vermişlerdir. O zamanki adıyla, Gazi Terbiye Enstitüsü hocalarından Necdet PENÇE, hem projelerini çizerek hem de yapılan inşaatları bizzat kontrol ederek 29 Ekim 1940 yılında bugünki hayvanat bahçesini halkın hizmetine açmıştır.

Ankara Hayvanat Bahçesi Adresi ve Harita

Devamını oku...
 

Montessori Eğitimi Uygulaması Raporu

Yazdır

MONTESSORİ EĞİTİMİ UYGULAMASI RAPORU
Konu: Erken Çocukluk Eğitiminde Avrupa Uygulamaları
Gidilen Ülke: Londra/İNGİLTERE
Görev Tarihi: 22-31.10.2009
Rapor Tarihi: 16.11.2009
Katılanlar: Mustafa SARIAYDIN (Yuva Md. V.) Selime TEKBAŞ (Öğretmen), Gülcan
TUNCAY (Çocuk Eğiticisi), Cemal AKGÜN Sosyal Çalışmacı (Yetiştirme Yurdu)

RAPOR ÖZETİ:

“Erken Çocukluk Eğitiminde Avrupa Uygulamaları” isimli Giresun Özel Yuvam Kreş ve Gündüz Bakımevi tarafından hazırlanan Ldv projesine Giresun Çocuk Yuvası’nın (06) ortak olmasının amacı İngiltere’de Okul öncesi ve ilköğretimde yaygın olarak kullanılan Montessori eğitim yönteminin incelenmesi ve Kuruluşta uygulanmasının sağlanmasıdır.

 

Devamını oku...
 

Montessori Metodu Kitabı

Yazdır

Çocuk eğitimi ve çocuğun topluma yararlı bir insan olarak yetiştirilmesi, günümüzün en önemli sorunlarından biri olmuştur.

Elinizdeki kitapta, çocuğun tanımı yapılmaktadır. Kitabın özelliği, bilimsel görüşün kesinliğiyle sıcak bir sevginin bileşimi sonucu, konuya yepyeni bir anlayış biçimi getirmiş olmasıdır. Bu anlayıştan bir öğreti ortaya çıkmıştır. Çocuğun ihtiyaçları ve gücü ile onun gelişimi sırasında önüne çıkacak engellerin ortadan kaldırılmasını bağdaştıran bu öğreti, artık Montessori Yönetimi olarak anılmaktadır.

MONTESSORİ YÖNETİMİ, bugün çocuk eğitimi konusunda en önde gelen isim olduğu kabul edilen Dr. Maria Montessori`nin, ilginç uğraşına başladıktan kırk dört yıl sonra kaleme alınmıştır. Kitapta, bu ilginç eğitim deneyinin yanısıra, yaşamı bütünüyle yorumlayan geniş kapsamlı bir hayat görüşü dile getirilmektedir.

Bugün de, başlangıçta olduğu gibi, eksen çocuktur; Montessori okullarında kullanılmak üzere geliştirilen çeşitli araç ve gereçler, hazırlanan ortam, çevre, hepsi çocuğun değerini anlamak, kavramak, giderek ona saygı duymak ilkesine dayanır.


Devamını oku...
 

Anne Sütünün Önemi

Yazdır

Anne Sütünün Önemi

"Bütün memelilerin yavrularının beslenmesinde kendi annelerinin sütü en iyi olduğu gibi, süt çocuğunun beslenmesinde de Anne Sütü önemli ve yeri doldurulamayan bir besindir."

Anne sütünün bebeğe yararları:

Anne sütü bebeği enfeksiyonlara karşı koruyacak immünolojik faktörleri içerir. Anne sütüyle beslenen bebeklerde ishal, solunum yolu ve diğer enfeksiyon hastalıkları daha az görülür veya görülse bile daha az şiddette seyreder. Anne sütü bebeğin büyümesi ve gelişmesini hızlandırır. Anne sütü bebeklerin gereksinimleri olan bütün besin öğelerini içerir. Anne sütü ile beslenmiş çocuklarda egzema, allerjik hastalıklar, diş eti hastalıkları, Kanser ve diabet gibi hastalıklar daha az görülmektedir. Anne sütünün sindirimi kolaydır. Meme emme işlemi çocuğun yüz kaslarının ve kemiklerinin gelişmesini sağlar. Emme işlemi çocuğun psikososyal gelişimine katkıda bulunur. Anne ile bebek arasındaki bağın da güçlenmesini sağlar.

Devamını oku...
 

Yenidoğan sünneti hakkında merak ettikleriniz

Yazdır

YeniDoğan Sünneti

Ülkemizde sünnet sıklıkla 5-12 yaş arasında uygulanmakla beraber son yılarda yapılan yenidoğan sünneti sayısı da arttı. Yenidoğan sünneti konusunda anne ve babalarca en sık sorulan soruların cevapları.

- Hangi durumlarda yeni doğan sünneti uygulanmaz?

Bebek prematür veya hasta ise, ailede hemofili hastalığı öyküsü var ise, hipospadias gibi doğuştan penis anomalisi var ise yenidoğan sünneti uygulanamaz.

- Bebekler sünnet sırasında ağrı duyarlar mı?

Yenidoğan bebekler de ağrı duyarlar. Bu nedenle sünnet öncesinde operasyon bölgesini uyuşturmak için çok ince iğne ile lokal anestezik ilaçlar uygulanır. Bu yaş grubunda genel anestezi uygulamaya gerek yoktur.

- Yenidoğan sünnetinin avantajları nelerdir?


Devamını oku...
 


Sayfa 10 / 14